Pakistan yükselen İslamofobi dalgasına karşı sağlam adımlar atılması çağrısında bulundu

İSTANBUL, 18 Ekim 2018: Pakistan yükselen İslamofobi fenomenine ve küresel olarak Müslümanlara karşı yapılan nefret eylemlerine karşı yasal ve yargısal çerçevenin güçlendirilmesi için yaptığı çağrıyı yeniden teyit etti.   

17-18 Ekim 2018 tarihlerinde İstanbul, Türkiye'de düzenlenen İslamofobi üzerine 5. Uluslararası İİT Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu (IPHRC) Seminerinde konuşan Pakistan'ın Türkiye Büyükelçisi Sayın Muhammad Syrus Qazi, bu olumsuz fenomenin dünya üzerindeki milyonlarca Müslüman tarafından temel insan haklarının kullanılmasını engellediğinin altını çizdi.    

Kendisi ifade özgürlüğünün ırkçılığı kışkırtmak, nefrete yönelik tahrik, kurumsallaşmış ayrımcılık ve dinleri, dini sembolleri ve kişilikleri küçük düşürmek amacıyla yapılacak kampanyalar için bir bahane olarak kullanılmaması gerektiğini belirtti.   

Hindistan'da İslamofobi fenomeninin yaygın olduğuna ve desteklendiğine dikkat çeken Büyükelçi Qazi, İslamofobiye karşı İİT Gözlemciler raporunun Hindistan'daki Müslümanların sıklıkla iktidar partisinin kontrolü altında sistematik ayrımcılığa, ötekileştirmeye ve radikal kuruluşlar tarafından vahşi saldırılara maruz kaldığına dikkat çektiğini söyledi.  

Kendisi BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin bulgularının da Hindutva dalgası ve Hintli İşgal Güçlerinin Keşmirlilerin kendi kaderlerini belirleme hakları için verdikleri mücadeleyi bozmak için güç kullanması hakkında endişelere dikkat çektiğini ekledi.  Benzer şekilde, IPHRC'nin Gerçekleri Bulma Misyonunun Hint İşgalindeki Keşmir'deki insan hakları durumunu değerlendirmek için verdiği rapor da, Anti-Müslüman söylemlerle birleşen aşırı sağcı Hindu politikalarının yükselişinin, ultramilliyetçi liderleri ülkede daha fazla İslamofobiye yol açan saldırgan anti-Müslümanca beyanatlar vermeleri için cesaretlendirdiğinden bahsetmektedir.  

Büyükelçi Qazi, Pakistan'ın bir İİT üyesi ülke olarak İslamofobiye karşı uluslararası düzeyde gerekli insiyatifleri alarak üzerine düşen rolü oynamaya devam edeceğini söyledi.  Kendisi son zamanlarda Pakistan'ın ısrarlı ve aktif biçimde Hollanda Hükümetine ve uluslararası topluluğa yaptığı başvuruların, Hollandalı bir  parlamenter tarafından düzenlenen dine hakaret içerikli karikatür yarışmasının iptal edilmesine yardımcı olduğu bilgisini verdi.  

Seminerin sonunda, diğerlerinin yanı sıra, Filistin'deki ve Cammu ve Keşmir'deki yabancı işgali ve küresel olarak görülen İslamofobi olayları hakkındaki endişeleri belirten bir deklarasyon çıkarıldı.     

İstanbul'daki iki günlük seminere çok sayıda İİT Üye Ülkesi, akademisyenler, gazeteciler ve birkaç ulusal ve bölgesel insan hakları kuruluşu katıldı.

Pakistan calls for concrete actions against the rising tide of Islamophobia

ISTANBUL, 18 October 2018: Pakistan has reiterated its call for strengthening the legal and judicial framework for addressing the rising phenomenon of Islamophobia and hate crimes against Muslims globally. 

Addressing the 5th International Seminar of the OIC Independent Human Rights Commission (IPHRC) on Islamophobia held on 17-18 October 2018 at Istanbul, Turkey, Pakistan’s Ambassador in Turkey, Mr. Muhammad Syrus Sajjad Qazi, underlined that the negative phenomenon undermines the enjoyment of basic human rights by millions of Muslims across the globe. 

He underscored that freedom of expression should not be used as a pretext to disguise racism; incitement to hatred; institutionalized discrimination; as well as vested campaigns to ridicule religions, religious symbols and personalities. 

Drawing attention to Islamophobia in India, Ambassador Qazi said that the report of the OIC Observatory against Islamophobia has pointed out that Muslims in India are facing systematic discrimination, persecution and vigilante attacks by extremist organizations, under the  patronage of the ruling party. 

He added that the findings of the Office of the UN High Commissioner for Human Rights also express concern at the wave of Hindutva, and use of force by Indian Occupation forces to malign the just struggle of Kashmirisfor their right to self-determination. Similarly, the report of IPHRC’s Fact Finding Mission to assess human rights situation in Indian Occupied Kashmir mentions that the rise of far right Hindu politics, coupled with anti-Muslim rhetoric, has encouraged ultranationalist leaders to issue belligerent anti-Muslim statements leading to heightened Islamophobia in the country. 

Ambassador Qazi said that as a member of the OIC, Pakistan continues to play its due role by taking necessary initiatives against Islamophobia at the international level. He informed that Pakistan’s persistent and proactive diplomatic outreach to the Dutch Government as well as the international community recently helped in the cancellation of the blasphemous caricature competition, which was being organized by a Dutch parliamentarian. 

At the conclusion of the Seminar, a declaration was issued that inter aliaexpressed concern at situations of foreign occupation in Palestine and Jammu & Kashmir as well as incidents of Islamophobia globally.   

The two-day seminar in Istanbul was attended by a large number of OIC Member Sates, academia, journalists as well as several national and regional human rights organizations. 

PAKISTAN NAVY COMMISSIONS FLEET TANKER PNS MOAWIN - A QUANTUM LEAP TOWARDS INDIGENIZATION AND A BEACON OF PAKISTAN-TURKEY FRIENDSHIP

Karachi, 16 Oct 2018:  A 17,000 tons Fleet Tanker named PNS MOAWIN was Commissioned during an impressive ceremony held at Pakistan Navy Dockyard, Karachi. President of Pakistan, Dr Arif Alvi graced the occasion as Chief Guest. Chief of the Naval Staff, Admiral Zafar Mahmood Abbasi was also present on the occasion.

PNS MOAWIN is the largest warship ever constructed in Karachi Shipyard & Engineering Works, in collaboration with M/s Savunma Teknologiler Muhendisilik (STM) of Turkey. The ship is capable of performing variety of maritime operations including provision of logistic support to other ships at sea through transfer of fuel and other important military cargo. It can carry two helicopters. The ship is also equipped with state of the art medical facilities and can provide overseas support to friendly countries during any Humanitarian Assistance and Disaster Relief.

During his welcome address, Chief of the Naval Staff Admiral Zafar Mahmood Abbasi highlighted that Pakistan Navy has been striving to achieve self-reliance in warship construction. Construction of various Naval platforms like F-22-P Frigates, submarines and Combat Support Ships in Pakistan in past and various warships and submarine construction projects planned in future will substantially enhance our ship building capability.

While addressing the ceremony, the President said that Pakistan is blessed with immense maritime resources which can be optimally exploited through development of our maritime sector or the Blue Economy. The development of this sector will enhance our exports, generate employment and increase foreign exchange, he added. He said that with the realization of CPEC, the maritime trade and activity off our coast will increase manifold which calls for a strong Navy to provide security and seaward defence. He said that government will provide all necessary resources to enhance the capability of Pakistan Navy and help develop our maritime sector.


The chief guest further said that Pakistan and Turkey have time tested and deep rooted relationship and joint ventures like PNS MOAWIN will further strengthen these relations and open new vistas of cooperation. The President also congratulated Ministry of Defence Production, Pakistan Navy, M/s STM of Turkey and Karachi Shipyard for constructing this 17,000 ton ship in Pakistan.

Besides Federal Ministers, diplomatic community, notable civilian and military officials, the ceremony was also attended by Turkish officials including Mr Ismael Demir, President Turkish Defence Industries, Mr Muhsin Dere, Deputy Minister of Defence and other key Turkish officials.

Pakistan Senato Başkan Yardımcısı 3. MSEAP’ın yan oturumlarında anahtar toplantılar düzenledi

ANTALYA, 10 Ekim 2018: 3. Avrasya Ülkeleri Parlamento Başkanları  Toplantısına (MSEAP) Senatörler Mohsin Aziz, Khush Bakht Shujat, Naseebullah Bazai ve Milli Meclis Üyeleri Junaid Akbar ve Arbab Amir Ayub’dan oluşan bir heyete liderlik ederek katılan Senato Başkan Yardımcısı Sayın Saleem Mandviwalla, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Sayın Binali Yıldırım’la, İran Meclis Başkanı Dr. Ali Larijani’yle, Rusya Federasyonu Üst Meclisi Başkan Yardımcısı Sayın Ilyas Umakhanov’la ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Meclis Başkanı Sayın Teberrüken Uluçay’la ikili toplantılar düzenledi.

Büyük bir sıcaklık ve dostluğa sahne olan bir toplantıda, TBMM Başkanı Sayın Binali Yıldırım Pakistan heyetini karşıladı ve iki ülke arasındaki sarsılmaz dostluk ve kardeşlik bağlarını yeniden teyit etti.  Kendisi “Açıkça söylersek, Pakistan Türk milletinin öteki ülkeler arasındaki en sevdiği ülkedir” dedi.  Pakistan-Türkiye ikili ilişkilerinin tüm yönleri tartışıldı.  Kendisi Pakistan halkını başarılı geçen genel seçimlerden dolayı kutladı ve Pakistan-Türkiye bağlarını yeni mesafelere taşımak için Başbakan İmran Khan hükümetiyle
birlikte çalışmayı ümit ettiğini söyledi.  Meclis Başkanı Binali Yıldırım, Pakistan-Türkiye Serbest Ticaret Anlaşması sürecinin hızlı, adil ve kazan-kazan bazında sonuçlandırılması gerektiğini ifade etti.  Kendisi Karaçi Üniversitesi mezunu ve büyük bir Pakistan dostu olan Sayın Ali Şahin’in Türk Parlamentosundaki Türkiye-Pakistan Dostluk Grubunun Başkanı olarak atandığı, dostluk grubunun diğer üyelerinin daha sonra ilan edileceği bilgisini verdi.  Kendisi aynı zamanda 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında Pakistan’ın Türk demokratik kurumlarıyla gösterdiği içten dayanışma için şükranlarını ifade etti.

Başkan Yardımcısı Saleem Mandviwalla içten duyguları için Meclis Başkanı Binali Yıldırım’a teşekkür etti ve Türkiye’nin Pakistan’ın gerçek ve güvenilir dostu olduğunu ifade etti ve “bu örnek dostluğu kutluyoruz” dedi.  Kendisi aynı zamanda Türkiye’ye 8 Ekim 2005 depremi ve 2010 selleri gibi doğal felaketler sırasında Pakistan’a açık ve geniş bir şekilde yardım elini uzattığı için teşekkür etti.  Kendisi Türkiye’nin Pakistan’a Finansal Eylem Görev Gücü için verdiği yerinde destek için şükranlarını sundu.  Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ı Pakistan’ı ziyaret etmesi için yürekten davet etti.

Dr. Ali Larijani ile toplantı sırasında, bu saygıdeğer kişi Pakistan’ı son seçimlerden dolayı kutladı ve Pakistan halkına ve Başbakan İmran Han’a en iyi dileklerini iletti.  Kendisi Pakistan’ın kardeş ve dost olduğunu söyledi ve İran’ın her zaman onunla en iyi ilişkileri kurmak için çalışmış olduğunu ekledi.  Pakistan’a yeni hükümetin gelmesiyle ilişkilerin özellikle politik ve ekonomik alanda her konuda daha da gelişeceğini ümit etti.  Kendisi Aralık 2017’deki Meclis Başkanları Konferansına katılmak için Pakistan’ı ziyaret ettiğini hatırlattı ve İran’ın bu yıl içerisinde herhangi bir zamanda bir sonraki konferansa ev sahipliği yapmayı planladığını belirtti.  

Senato Başkan yardımcısı, Dr. Ali Larijani tarafından iletilen duygulara aynı şekilde karşılık verdi ve Pakistan’ın İran’ı yabancı bir ülke olarak görmediğini söyledi.  Pakistan’ın İran’la derin kökleri olan tarihi, kültürel ve dinsel bağları vardır.  Kendisi Pakistan’ın ekonomik bağları geliştirmekte istekli olduğunu ve bu bakımdan her iki ülkenin enerji sektöründekiler de dahil varolan projelere bir bakışla yeni yolları araştırabileceğini belirtti.  Meclis Başkanı Larijani aynı zamanda böyle projeler için rekabete ve iki ülkenin iş yapması için yollar ve yöntemler bulunmasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Saleem Mandiwallah ve Ilyas Umakhanov arasındaki geniş ölçekli bir konuşmada, her iki taraf özellikle parlamenter ilişkiler olmak üzere ikili ilişkileri gözden geçirdiler.  Rusya Meclisi Başkan Yardımcısı Pakistan’ı başarılı seçimlerden dolayı kutladı ve yeni hükümetle varolan bağları daha da geliştirmeyi ümit etti.  Senato Başkan yardımcısı Saleem Mandviwalla ekonomik ilişkileri geliştirmek için iki tarafça alınan çeşitli önlemlerden bahsetti.  Kendisi aynı zamanda MSEAP forumu üzerine, onun gelecekteki yönü ve Pakistan’ın buna nasıl katkıda bulunabileceği üzerine derin bir tartışmaya girişti.

KKTC Meclis Başkanı Sayın Teberrüken Uluçay’la yapılan toplantıda, iki taraf iş ve ticaret ilişkilerinin geliştirilmesi ihtiyacı üzerinde tartıştı.  Meclis Başkanı Uluçay Saleem Mandiwalla’yı Kıbrıs meselesini çözmek için gösterilen çabaların durumu hakkında bilgilendirmek fırsatını buldu.

Deputy Chairman Senate holds meetings with Parliamentary delegation heads attending 3rd MSEAP

ANTALYA, TURKEY, 10 October 2018: Mr. Saleem Mandviwalla,  Deputy Chairman  Senate, who is leading a Parliamentary delegation to the 3rd Meeting of the Speakers of Eurasia Countries’ Parliaments (MSEAP), had bilateral meetings with the heads of delegations of Indonesia, Thailand, and Bosnia & Herzegovina.

Pakistan delegation includes Senators Mohsin Aziz, Khush Bakht Shujat, Naseebullah Bazai, and Members National Assembly Junaid Akbar and Arbab Amir Ayub. Ambassador of Pakistan to Turkey Muhammad Syrus Sajjad Qazi is also part of the delegation. The high profile meeting is held in Turkish resort city of Antalya from 8-11 October 2018 under the theme “Economic Cooperation, Environment and Sustainable Development in Eurasia.” 


In a meeting with the Vice Speaker of the House of Representatives of Indonesia Dr. Fadil Zon, Senator Mandviwalla conveyed condolences over the recent earthquake in Indonesia and offered all possible assistance by Pakistan. Both sides reiterated the close ties of friendship and agreed to further intensify parliamentary interaction. It was also agreed to create facilitative legal frameworks for closer business collaboration. Deputy Chairman Saleem Mandviwalla proposed to ease visa process for Pakistanis that will help supply of skilled Pakistani workers.

During meeting with the head of the delegation of Thailand, Member of the National Legislative Assembly, Kitti Wasinondh, Deputy Chairman Senate briefed about the rich cultural heritage of Pakistan, particularly for religious tourism and said Taxila was one of the top tourist destinations for Buddhist community around the world.
 


In a wide-ranging conversation between Saleem Mandviwallah and Speaker of the Parliament of Bosnia & Herzegovina Mr. Safet Saftic, both sides agreed on the need for further promoting ties in all areas of mutual interest, particularly cultural and educational linkages. Speaker Safet informed that all people of Bosnia Herzegovina are emotionally attached to Pakistan and fondly recalled the support extended by Pakistan’s peacekeeping forces during the Bosnian war. Senator Mandviwalla said Pakistan is the well-wisher and friend of Bosnia and shall continue to extend all possible support. He also stressed on the need of close parliamentary and business ties. 

Pakistan 3. MSEAP’de sürdürülebilir gelişme için toplu olarak çaba gösterilmesi ihtiyacını vurguladı; MSEAP’yi güçlendirmeinin yollarını aradı

ANTALYA, 9 Ekim 2018: Avrasya Ülkeleri Parlamento Başkanları’nın (MSEAP) 3. Toplantısına katılan 6 üyeli Pakistan Parlamenter heyetine liderlik eden Senato Başkan Yardımcısı Sayın Saleem Mandviwalla Pakistan’ın sürdürülebilir gelişmeye ve ekonomik işbirliğine olan adanmışlığını vurguladı. 

Antalya’da 8-11 Ekim tarihlerinde düzenlenen 3. MSEAP’ın teması “Avrasya’da Ekonomik İşbirliği, Çevre ve Sürdürülebilir Gelişme” idi.  Pakistan heyetine Senatörler Mohsin Aziz, Khush Bakht Shujat, Naseebullah Bazai,ve Ulusal Meclis Üyeleri Junaid Akbar ve Arbab Amir Ayub dahildi.  Pakistan’ın Türkiye Büyükelçisi Muhammad Syrus Sajjad Qazi’de heyete katılmaktadır.


Bu anahtar parlamenterler toplantısının açılış oturumunda konuşma yapan Saleem Mandviwalla Avrasya bölgesindeki 40 ülkeden 4 milyardan fazla kişiyi temsil eden parlamenter heyetlerin burada bulunmasının parlamenter diplomasinin küresel politikada barış ve refaha ulaşmak için giderek artan rolüne tanıklık ettiğini söyledi.  Saleem Mandviwalla çevre konusunun sadece milli ve bölgesel bir mesele değil ama aynı zamanda küresel bir sorumluluk olduğunu söyledi.  Kendisi iklim değişikliğinin gezegenimiz üzerindeki yaşamın varlığı için ciddi bir tehdit olduğu uyarısında bulundu ve çevresel meselelere Sürdürülebilir Gelişme Hedefleri (SDG’ler) ile aynı çizgide politikalar geliştirilmesinde yüksek bir öncelik verilmesi konusunda çağrıda bulundu.  Dünyada devam eden ekonomik büyümenin çevresel olarak sürdürülebilir yollarla izlenmesi gerektiğini, bunun az gelişmiş ülkelerin ekonomik performansını geliştirerek ve aynı zamanda artan ekonomik işbirliği aracılığıyla yoksullukta belirgin azalmalar sağlamayı hedefleyerek gerçekleşebileceğini ekledi.  


Başkan Yardımcısı Saleem Mandiwalla “Sürdürülebilir Gelişmenin” dünyayı bir rekabet prizması yerine bir işbirliği prizması içerisinden görerek sadece barış ve işbirliği aracılığıyla erişilebilecek evrensel bir hedef olduğunu söyledi.  Kendisi MSEAP’ın çözüme kavuşturulamamış küresel anlaşmazlıkların altta yatan nedenlerini ortaya çıkararak, aşırı yoksulluğu ve küresel sosyopolitik ve ekonomik bozuklukları ortadan kaldırararak, ticaret yapan herkese eşit düzeyde oyun alanı sağlayarak, doğal kaynakların sorumlu olarak tüketilmesi aracılığıyla, çevresel bozulmanın ve iklim değişikliğinin nedenlerini araştırarak ve küresel düzeyde herkesi dahil etmek için ulusal hedeflerimiz arasında sinerjiler ve uyumluluklar geliştirerek sürdürülebilir barışa erişmek için kullanılabileceği yolunda görüşünü bildirdi.   Kendisi bu ortak hedefe giden yolun bölgesel entegrasyondan, ticareti liberalleştirmekten, daha fazla bölgesel ve küresel bağlanabilirlikten ve tüm kültürlerin ve uygarlıkların karşılıklı olarak Kabul edilmesinden ve anlaşılmasından geçtiğini vurguladı. 

Senatör Saleem Mandviwalla şunun altını çizdi ki, sürdürülebilir gelişme hedefine ulaşmak için uzun süreli küresel anlaşmazlıkların çözülmesi gereklidir.  “Cammu ve Keşmir anlaşmazlığı Filistin gibi en uzun süreli yabancı işgali durumlarından birisi olarak kalmıştır ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin gündeminde en uzun süreden beri çözülmemiş olarak kalan bir meseledir.”  Kendisi bu anlaşmazlığın bir uluslararası yangın noktası olarak kaldığını ve Hint İşgalindeki Keşmir’de (IOK) yaşayan Keşmirlilerin en kötü insane hakları ihlallerinden muzdarip olduğunu ekledi.  Kendisi uluslararası topluluğa IOK’de gerçekleşen berbat insane hakları ihlallerini durdurmak için acil eylem alması çağrısında bulundu ve Keşmir halkına ilgili BM Güvenlik Konseyi Kararlarına uygun olarak vazgeçilmez kendi kaderlerini belirleme haklarını gerçekleştirmeleri için yardım ederek ahlaki sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini söyledi.  

Senatör Saleem Mandviwalla Pakistan’ın gelişen bir ekonomi olarak birkaç zorlukla karşı karşıya gelmesine rağmen ekonomik büyümesini ve gelişmesini sürdürülebilir bir şekilde gerçekleştirmek için kararlı olduğunu söyledi.  Kendisi Pakistan’ın SDG’lere öncelik verdiği ve böylece 2030 yılında üst orta sınıftaki ülkelere katılabileceği bilgisini verdi.

MSEAP’ın geleceği bakımından, kendisi bu forumun kalıcı bir sekreterliğinin oluşturulması için olan ihtiyacın altını çizdi.  Kendisi aynı zamanda Pakistan’ın MSEAP’ın gelecekteki toplantısına ev sahipliği yapmak konusundaki güçlü isteklerini ifade etti.  Kendisi aynı zamanda toplantıda bulunan Asya Parlamenterler Birliği (APA) üyelerini Gwadar kentinde 29-31 Ekim 2018 tarihlerinde düzenlenecek olan APA’nın Siyasi İşler Komitesi ve Asya Parlamentosunun Kurulması için Özel Komite (SCCAP) toplantısına katılmaları için davet etti. 

Pakistan highlights need for collective efforts for sustainable development at the 3rd MSEAP; seeks to strengthen MSEAP

ANTALYA, TURKEY, 9 October 2018: Mr. Saleem Mandviwalla, Deputy Chairman Senate, who is leading a 6-member Parliamentary delegation of Pakistan to the 3rd Meeting of the Speakers of Eurasia Countries’ Parliaments (MSEAP), highlighted Pakistan’s commitment to sustainable development and economic cooperation.

Being held from 8-11 October in Antalya, theme for the 3rd MESAP is “Economic Cooperation, Environment and Sustainable Development in Eurasia.”  Pakistan delegation includes Senators Mohsin Aziz, Khush Bakht Shujat, Naseebullah Bazai, and Members National Assembly Junaid Akbar and Arbab Amir Ayub. Ambassador of Pakistan to Turkey Muhammad Syrus Sajjad Qazi is also part of the delegation.

Delivering his speech at the plenary session of this key parliamentary gathering, Saleem Mandviwalla said that presence of a large number of Parliamentary delegations from 40 countries across the Eurasian region representing over 4 billion people is a testimony to the increasing role of Parliamentary diplomacy towards achieving peace and prosperity in global politics. Saleem Mandviwalla said environment is not only national and regional issue, but a global responsibility. He warned that climate change is a threat to the very existence of life on our planet and urged to accord environmental issues a high priority in policy formulation in line with the Sustainable Development Goals (SDGs). Continued world economic growth should be pursued in environmentally sustainable ways alongwith improving the economic performance of least developed countries and at the same time aiming to achieve significant reductions in the incidence of poverty through increased economic cooperation, he added.
 
“Sustainable development” is a universal goal that can only be achieved through peace and cooperation by viewing the world through the prism of cooperation rather than competition, said Deputy Chairman Saleem Mandviwalla. He opined that MSEAP can be utilized for achieving sustainable peace by addressing the underlying causes of unresolved global conflicts; by tackling extreme poverty and global socio-political and economic disparities; by giving a level-playing field to all in trade and commerce; through responsible exploitation of natural resources; by addressing the spectre of environmental degradation and climate change; and by developing synergies and compatibilities between our national objectives for inclusive development at the global level. He stressed that the pathway to this common goal passes through regional integration; trade liberalization; greater regional and global connectivity; and a mutual appreciation and understanding of all cultures and civilizations. 

Senator Saleem Mandviwalla underlined that in order to achieve the goal of sustainable development, it is imperative to resolve long simmering global disputes. “Jammu & Kashmir dispute remains one of the longest lasting situations of foreign occupation, like Palestine, and the longest unresolved issue on the agenda of the United Nations Security Council.” He added that the dispute remains an international flashpoint and the Kashmiris in Indian Occupied Kashmir (IOK) continue to suffer from worst human rights abuses. He urged the international community to take urgent action to help stop the grave human rights violations taking place in IOK, and fulfill its moral responsibility towards the Kashmiri people by helping them realize their inalienable right to self-determination in accordance with the relevant UN Security Council resolutions.

Senator Saleem Mandviwalla said though Pakistan, as a developing economy, faced several challenges, it was determined to achieve economic growth and development in a sustainable manner. He informed that Pakistan had prioritized SDGs which would enable it to join the league of upper middle-class countries by 2030.


With regard to the future of MSEAP, he underscored the need for establishing a permanent secretariat of the forum. He also expressed Pakistan’s strong desire to host future meeting of MSEAP. He also extended an invitation to Asian Parliamentary Assembly (APA) members present at the meeting to attend the forthcoming meeting of APA’s Standing Committee on Political Affairs and Special Committee for Creation of Asian Parliament (SCCAP), to be held at Gwadar City from 29-31 October 2018.

Speech by Saleem Mandviwala Deputy Chairman, Senate of Pakistan at the Third Meeting of Speakers of Eurasian Countries’ Parliaments at Antalya, Turkey on 9 October 2018

His Excellency, Binali Yıldırım, Speaker, Grand National Assembly of Turkey;
Honourable Speakers of Asian and European Parliaments;
Honourable Parliamentarians;
Excellencies;
Distinguished Guests;
Ladies and Gentlemen!

A very Good Afternoon to you all!

It is a privilege for me to address this esteemed gathering of Honourable Speakers and representatives of the Parliaments spanning across two continents.

As head of the delegation from the Senate of Pakistan, I extend our appreciation to the Russian Federation, Republic of Korea for taking this initiative to bring the Parliaments of Eurasian Countries together and special thanks to Grand National Assembly of Turkey for hosting this third Conference. Here I take this opportunity to express my deep appreciation on the warm hospitality that has been extended to my delegation.

Ladies and Gentlemen!
The Turkish Grand National Assembly (TGNA) is not only a symbol of the democratic traditions of Turkey, but nearly two years ago, also demonstrated to the entire world the transformative role that Parliaments can play in ensuring political stability and social transformation.

The presence of such a large number of Parliamentary delegations here today, from across the Eurasian region, is not only a testimony to the increasing role of Parliamentary diplomacy towards achieving peace and prosperity in global politics, but also shows the ever-growing importance of the Meeting of Speakers of Eurasian Countries’ Parliaments (MSEAP).   

Together, we all represent over 4 billion people from Asia and Europe. Thus it highlights the immense potential this forum carries to achieve cooperation for the prosperity of our people.

Ladies and Gentlemen!
Keeping in view the potential of this forum, it may be converted into a POWER HOUSE to make decisions which can be implemented by the respective Parliaments of Eurasian Countries in order to bring the desired CHANGE.

At this platform, we represent diverse mix of races, ethnicity, and religion. It gives us all the opportunity to end all forms of discrimination against each other. Unless we do so, we cannot expect to achieve our core goals of ensuring social justice, peace, and sovereignty of Parliament.
Our geographies are unique and grant us a wide classification of environmental experiences as well. I lend special focus on the environmental aspect of this meeting’s agenda, because it is not some national or regional issue, but a global responsibility.

Climate change is a threat to the very existence of life on our planet. We must, at all costs, accord environmental issues a high priority in our policy formulation in line with the Sustainable Development Goals (SDGs) and numerous UN resolutions.

This highlights the need to ensure continued world economic growth in environmentally sustainable ways, improve the economic performance of least developed countries and at the same time achieve significant reductions in the incidence of poverty, all this, through increased economic cooperation.

Ladies and Gentlemen!

“Sustainable development” is a universal goal that can only be achieved through peace and cooperation by viewing the world through the prism of cooperation rather than competition.

We feel that this forum can be utilized for achieving sustainable peace by addressing the underlying causes of long-simmering, unresolved global conflicts; by tackling extreme poverty and global socio-political and economic disparities; by giving a level-playing field to all in trade and commerce; through responsible exploitation of natural resources; by addressing the spectre of environmental degradation and climate change; and by developing synergies and compatibilities between our national aims and ambitions with the quest for inclusive development at the global level.

The pathway to this common goal passes through regional integration; trade liberalization; greater regional and global connectivity; and a mutual appreciation and understanding of all cultures and civilizations. 

Pakistan, as a developing economy faces several challenges. It not only needs to spur its economic growth and development, but also needs to ensure that this growth and development is sustainable.

The ‘Vision 2025’ of the Government of Pakistan aims at achieving sustainable development and to addresses human and social development gaps. The seven pillars of Vision-2025 are fully aligned with the SDGs, providing a comprehensive long-term strategy for achieving inclusive growth and sustainable development.

Pakistan has prioritized the Sustainable Development Goals which will enable us to join the league of upper middle-class countries by 2030. Pakistan was the first country to adopt SDGs 2030 agenda through a unanimous resolution of parliament.

Ladies and Gentlemen!

In order to achieve the goal of sustainable development, it is imperative to resolve long, simmering global disputes.

Jammu & Kashmir dispute remains one of the longest lasting situations of foreign occupation, like Palestine, and the longest unresolved issue on the agenda of the United Nations Security Council.

The UN Security Council, through its numerous resolutions, clearly and unequivocally, declared that the final disposition of the State of Jammu & Kashmir would be made in accordance with the will of the people expressed through the democratic method of a free and impartial plebiscite, conducted under the auspices of the United Nation.

Sadly, today Jammu & Kashmir remains an international flashpoint and the Kashmiris in Indian Occupied Kashmir continue to suffer from worst human rights abuses.

The international community must take urgent action to help stop the grave human rights violations taking place in Indian Occupied Kashmir, and fulfill its moral responsibility towards the Kashmiri people by helping them realize their inalienable right to self-determination.

Ladies and Gentlemen!

At the Parliamentary level, the Asian Parliamentary Assembly (APA) adopted a resolution in 2017, encouraging all member Parliaments in Asia to support and promote the implementation of SDG’s in their respective Parliaments. I am certain that Europe is equally committed for the same.

We have excellent and successful examples such as the European Parliament and the APA. While those platforms are dedicated to their own intra-continental issues, we can seize this opportunity to formally convert this platform into a strong Parliamentary Forum to oversight the Executive and ensure supremacy of Parliament.

This unprecedented inter-continental Parliamentary Forum will bring about a much-needed change in global cooperation strategies, where bilateral and Parliamentary relations will be granted a new dimension altogether. In this context, Pakistan would like to host meeting of this Forum in the coming years.

I also feel that we must also establish a permanent or rotational secretariat of this forum to practically achieve our goals.

I would also like to mention that Pakistan will be hosting forthcoming meeting of Asian Parliamentary Assembly’s Standing Committee on Political Affairs and Special Committee for Creation of  Asian Parliament (SCCAP) at Gwadar City from 29-31 October 2018 and we would like to see all the Members of APA, especially the co-hosts, Republic of Turkey and Republic of Korea, in Gwadar.

Ladies and Gentlemen!
I am hopeful that if we are successful with this endeavour, we can overcome global challenges with the might of our unity.

Let us all work together and complement each other’s strengths and weaknesses to provide the next generations a much better world to live in.


I thank you and hope to see you all in Pakistan very soon.