Hint İşgalindeki Cammu ve Keşmir'deki kadınlarla dayanışma göstermek için Ankara'da bir olay düzenlendi

ANKARA, 20 Eylül 2019: Ankara'daki Pakistan Büyükelçiliği tarafından Hint İşgalindeki Cammu ve Keşmir'in dirençli kadınlarıyla dayanışma göstermek için  bugün“Hint İşgalindeki Cammu ve Keşmir Kadınlarının Saygıdeğerliği ve Onuru" başlıklı bir olay düzenlendi.  Olaya çok sayıda Türk ve Pakistan topluluğu üyesi, öğrenciler ve medya temsilcileri katıldı.  

Olayda konuşan Türkiye'deki Pakistan Büyükelçisinin eşi Sn. Shaza Syrus, çok sayıda misafirin, özellikle de kadınların bu olaya katılımının özellikle cesur Keşmirli kadınlar olmak üzere Hint İşgalindeki Cammu ve Keşmir halkına verilen güçlü bir moral desteğinin ifadesi olduğunu söyledi.

Hint İşgalindeki Cammu ve Keşmir'de devam eden korkunç insan hakları ve insani durum için endişelerini belirten Sn. Shaza Syrus, kadınların ve çocukların bu zalimliklerin acısını çektiklerini söyledi - hem fiziksel hem de psikolojik olarak.  Kendisi Keşmirli kadınların ne canlarının ne de onurlarının güvencede olmadığı bir işgal altında yaşadıklarını söyledi ve uluslararası topluluğa bu zalimlikleri bitirmesi için çağrıda bulundu.  Kendisi Keşmirli kadınlara karşı zalim güç kullanımına rağmen, Hint İşgal Güçlerinin onları kendi kaderlerini belirleme hakları için verdikleri haklı mücadeleden alıkoyamadığını ekledi.   

Kendisi Keşmirli kadınların yazdığı dayanıklılık ve cesaret destanının dünyadaki diğer kadınlara ilham vermeye devam edeceğini söyledi.  

Sn. Shaza Syrus - dayanıklı kadınları ve yenilmez kızlarının önderlik ettiği - Cammu ve Keşmir halkının kendi kaderlerini bnelirleme haklarına erişeceği günün uzak olmadığını belirtti.   

Event to express solidarity with the Women in Indian Occupied Jammu & Kashmir held in Ankara

ANKARA, 20 September 2019: An event entitled“Respect and Dignity of Women in Indian Occupied Jammu & Kashmir”was organized by the Embassy of Pakistan in Ankara today to express solidarity with the resilient women of Indian Occupied Jammu & Kashmir. The event was attended by a large number of Turkish and Pakistani community, students as well as media representatives.  

Speaking on the occasion, Mrs. Shaza Syrus, spouse of the Ambassador of Pakistan to Turkey, said that the presence of the large number of guests, especially women, at the event was an expression of strong moral support for the people of Indian Occupied Jammu & Kashmir, particularly the brave Kashmiri women.


Expressing concern at the grave human rights and humanitarian situation in Indian Occupied Jammu & Kashmir, Mrs. Shaza Syrus said that women and children are bearing the brunt of these atrocities – physically as well as psychologically. She said that Kashmiri women were living under an occupation where neither their lives nor their honour was safe, and called on the international community to step-in to end these atrocities. She emphasized that despite the use of brute force against the Kashmiri women, Indian occupation forces had failed to prevent them from their just struggle for the right to self-determination. 

She added that the story of resilience and defiance that the women of Kashmir were writing with their courage would continue to inspire other women round the globe. 

Mrs. Shaza Syrusunderlined that the day was not far away when the people of Jammu & Kashmir – led by its resilient women and defiant girls – would be able to achieve their inalienable right of self-determination. 

TÜRK MEDYA HEYETİ CUMHURBAŞKANI DR. ARİF ALVİ’Yİ ZİYARET ETTİ


İSLAMABAD, 20 EYLÜL 2019:  Pakistan Cumhurbaşkanı Dr. Arif Alvi, kendisini İslamabad’daki Aiwan-e-Sadr’da ziyaret eden Prof. Dr. Halil Toker liderliğindeki Türk medya heyetiyle konuşurken, fütursuz Hint liderleri, başparmakları nükleer bombanın düğmesinin üstünde köpekçesine Hindistan’ı Hindulaştırmaktadır ve azınlıkları katletmektedir ve sadece bölgesel ve dünya barışına değil, aynı zamanda da Hindistan’ın sosyal dokusunu da tehdit etmektedir dedi. Dünya Gücerat kasabının Keşmir halkının temel haklarına saygı göstermesini bekleyemez diye ekledi.  Kendisi Hindistan’ın İşgal Altındaki Cammu ve Keşmir’de yaptıklarının Filistin’deki İsrail’deki zalimlikleriyle aynı olduğunu belirtti.  Kendisi vurguladı ki, insanların özgür iradeleri güçle bastırılamaz ve Hindistan Keşmir özgürlük mücadelesini boğmaya çalışırken son yetmiş yıldır olduğu gibi başarısız olacaktır.  Bir soruya yanıt verirken, Cumhurbaşkanı Pakistan’ın barışı umduğunu ama savaşmaya zorlanırsa tüm gücüyle karşılık vereceğini de ekledi.  

Cumhurbaşkanı Modi Rejiminin Hindutvacı fanatiklerinin Hindistan’ın laik görünümünü değiştirdiğini ve Keşmir’de olanların sadece Hindistan’da olanların bir uzantısı olduğunu söyledi.  Kendisi bugün Hindistan’daki azınlıkların devamlı katledilme korkusu altında yaşadığını söyledi.  Şu andaki Hint rejiminin aşırı ve faşist politikalarının Hitler ve Mussolini’yle aynı olduğunu ekledi.  Kendisi 8 milyondan fazla Keşmirlinin halen on yıllardır süren Hint kelepçelerinin pençesinde olduğunu, son altı haftadır neredeyse kafese kapatılmış olduğunu ve diziler halinde gelen yasadışı bir askeri operasyonun pençesinde olduğunu söyledi. Hindistan’ın 5 Ağustos 2019’da BM Güvenlik Konseyi tarafından ihtilaflı bir bölge olarak tanınan İşgal Altındaki Cammu ve Keşmir’in durumunu değiştiren tek yanlı kararlarının uluslararası kanunlara göre yasadışı olduğunu söyledi.  Kendisi Keşmirli halkın haklarını ve özgürlüklerini geri vermesi için uluslararası topluluğun Hindistan’ı razı etmesi gerektiğini söyledi.  

Pakistan ve Türkiye ortak bir kadere, kültürel ve uygarlık bağlarına, insanlar arası temaslara ve ortak çıkarlara dayalı olan yakın ve kalpten ilişkilerinin keyfini çıkarmaktadır.  İkili bağlar ve stratejik işbirliği önümüzdeki yıllarda her iki ülkenin karşılıklı çıkarları doğrultuısunda daha fazla güçlendirilebilir diye de ekledi. Türk medyasının Hint eylemlerinin yasadışılığını vurgulamaktaki özenilecek rolünün altını çizen Cumhurbaşkanı bu çabalarını Hint İşgalindeki Cammu ve Keşmir’in ezilen halkının sesini yükseltmek için kullanmaya devam etmesini ümit etti.  Kendisi Pakistan’ın Türk halkına ve Hükümetine Keşmir meselesine verdikleri devamlı destek için minnettar olduğunu söyledi ve Pakistan’ın da Türk Hükümetini ve halkını Türk çıkarları için desteklemeye devam edeceğini ekledi.  

TURKISH MEDIA DELEGATION CALLS ON PAKISTAN PRESIDENT DR. ARIF ALVI

ISLAMABAD; SEPTEMBER 20, 2019:  The belligerent Indian leadership, with its thumb on nuclear button, is doggedly hinduizing India and persecuting minorities and has, therefore, become a threat not only to the regional and world peace, but also to the very social fabric of India itself, said President Dr. Arif Alvi, while talking to Turkish Media Delegation, led by Prof. Dr. Halil Toker, who called on him at the Aiwan-e-Sadr, Islamabad on Friday. The world cannot expect the butcher of Gujarat to respect the fundamental rights of the Kashmiri people, he added. He underscored that what India was doing in Occupied Jammu and Kashmir was analogous to Israeli brutalities in Palestine. The Will of the people cannot be suppressed by power, he emphasized, and India too shall fail in suffocating Kashmiri freedom struggle, as it has for the last seven decades. While replying to a question, the President said that Pakistan aspired for peace, but if war was imposed on us, we would retaliate with full might, he added.

The President said that the Hindutva-fanatics of Modi Regime were transforming the secular outlook of India and what was happening in Kashmir was only an extension of what was happening in the rest of the India. He said that today the minorities of India lived in constant fear of persecution. The extremist and fascist policies of current Indian regime were the same as those of Hitler and Mussolini, he added. He underscored that over 8 million Kashmiris, already in the clutches of decades-long Indian oppression, had been virtually caged, for the last six weeks, by an illegal military occupation that had swelled in ranks. He highlighted that India’s unilateral action of 5th August, 2019 of altering the status of Occupied Jammu & Kashmir, recognized as a disputed territory by the UN Security Council, was illegal under international law. He stressed that the international community must play its part to persuade India to restore the civic rights and liberties of Kashmiri people.

Pakistan and Turkey enjoy close and cordial fraternal relations, based on a shared faith, cultural and civilizational linkages, people-to-people contacts and commonality of interests, Bilateral ties and strategic cooperation would be further strengthened to the mutual benefit of the people of our two countries in the years ahead, he added. Appreciating the admirable role of Turkish media in highlighting illegality of Indian actions, the President hoped that it would continue its efforts to raise voice for the oppressed people of Indian Occupied Jammu and Kashmir. He said that Pakistan was thankful to the people and the Government of Turkey for its constant support on Kashmir issue and added that Pakistan would continue to support the Turkish Government and its people on issues of Turkish interest.

Pakistan Savunma Günü ve Keşmir Dayanışma Günü Türkiye'de anıldı

ANKARA, 6 Eylül 2019: Ankara'daki Pakistan Büyükelçiliği bugün aynı zamanda Keşmir Dayanışma Günü olarak da anılacak olan Savunma Gününü kutlamak için bir olay düzenledi. Pakistan topluluğu üyeleri, Türk misafirler ve medya temsilcileri bu olaya katıldı.

Bu olayın öncesinde topluca Kuran okunmasının ardından korkunç insan hakları ihlallerine ve bir insani krize maruz kalmaya devam eden Hint İşgalindeki Cammu ve Keşmir'de (IOJ&K) yaşayan Keşmirliler için dua okundu. IOJ&K'deki tam yasaklama ve iletişim engellemeleri bugün 32. gününe erişti, Hint İşgal Güçleri tarafından masum Keşmirli erkeklere, kadınlara ve çocuklara verilen rastgele ve toplu cezalardan bir kez bile geri adım atmadan.
 
Olay sırasında katılımcılar IOJ&K halkı için dayanışma isteklerini ifade etti ve kendi kaderlerini belirleme hakları için Cammu ve Keşmir halkının verdiği haklı mücadeleyi desteklemeye devam etme kararlılıklarını yeniden teyit ettiler. 

Bu olay üzerine konuşan Pakistan Büyükelçisi M. Syrus Sajjad Qazi, bu olayın bu büyük acı ve sıkıntı zamanında Keşmirli kardeşleriyle yan yana durmak için Pakistan halkının kararlılığını simgelediğini söyledi. Kendisi ekledi ki 6 Eylül 1965'te tüm Pakistan Ulusunun her zaman gerçeğin ve adaletin yanında duracağını ve özgürlüğünü, bağımsızlığını ve egemenliğini korumak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağını tüm dünyaya göstermek için bir araya gelmiştir. Kendisi Keşmir Dayanışma Gününün de Pakistan Savunma Günüyle aynı ruhla kutlanmakta olduğunu söyledi. 

Büyükelçi Qazi uluslararası topluluğun, özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin, BM insan haklaru prosedürlerinin ve bağımsız insan hakları gözlemcilerinin kendi kaderlerini belirlemek isteyen Keşmirlilere karşı devam eden Hint zalimliklerini ciddiye almak ve bitirmek için ahlaki ve yasal sorumluluklarını yerine getirecekleri yönündeki ümitlerini ifade etti.

Defence Day of Pakistan and Kashmir Solidarity Day commemorated in Turkey

ANKARA, 6 September 2019: Pakistan Embassy Ankara today organized an event to mark the Defence Day of Pakistan, which this year is also being commemorated as the Kashmir Solidarity Day. Members of the Pakistan community, Turkish guests and media representatives attended the event.

The event was preceded by Quran Khwani, followed by prayers for Kashmiris living in the Indian Occupied Jammu & Kashmir (IOJ&K) who continue to face a grave human rights and humanitarian crisis. The complete lockdown and communications blockade of IOJ&K has now reached its 32ndday without any respite from the collective, arbitrary and collective punishment being meted out to innocent Kashmiri men, women and children by the Indian Occupation Forces.  

During the event, participants expressed their solidarity with the people of IOJ&K, and reiterated their resolve to continue supporting the just struggle of the people of Jammu & Kashmir for their right to self-determination. 

Speaking on the occasion, the Ambassador of Pakistan, M. Syrus Sajjad Qazi, said that the event symbolized the determination and resolve of the people of Pakistan to stand by their Kashmiri brothers and sisters in this hour of great pain and grief. He added that on 6 September 1965, the entire Pakistani nation had come together to show to the world that it would always stand for truth and justice and would not hesitate from any sacrifice to uphold its freedom, independence and sovereignty. He said that the Kashmir Solidarity Day was also being commemorated along with the Defence Day of Pakistan in the same spirit. 

Ambassador Qazi expressed the hope that the international community, in particular the United Nations Security Council, UN human rights procedures and mechanisms, as well as independent human rights observers would fulfil their moral and legal responsibility towards taking a serious note of and ending the ongoing Indian atrocities towards Kashmiris seeking their right to self-determination. 

Pakistan calls on the international community to play its role in addressing the Jammu & Kashmir dispute; ending Indian occupation and human rights abuses

ANKARA, 5 September 2019: Speaking at a conference organized by the Institute of Strategic Thinking (SDE), Ankara on the topic, “Jammu & Kashmir dispute: Ongoing crisis and threats for regional peace and security,” the Ambassador of Pakistan to Turkey, M. Syrus Sajjad Qazi, called on the international community to fulfil its moral, ethical and legal responsibility by bringing an end to the on-going gross violations of human rights against the Kashmiris in India Occupied Jammu & Kashmir (IOJ&K).
Ambassador Qazi said that according to international media reports and statements by independent human rights observers, the prevailing human rights and humanitarian situation in IOJ&K resembled a concentration camp.  He said that while the use of these inhuman tactics against Kashmiris in IOJ&K were well known and documented, they had, unfortunately, reached a new level of brutality since 5 August 2019 when the Indian government illegally rescinded the special status of Jammu & Kashmir by abrogating Article 370 of the Indian Constitution.
He said that the illegal Indian action of 5 August 2019 was in contravention of the relevant UN Security Council resolutions. Such provocative actions would never change the reality that Jammu & Kashmir has been and remains an internationally recognized disputed territory.  Nor would any degree of use of force against innocent Kashmiris deter them from demanding their inalienable right to self-determination.
 He said that the Indian atrocities in IOJ&K were a manifestation of the rising tide of right-wing extremism, jingoism, populism and Islamophobia in India under the divisive ideology of Hindutva which manifested itself through increasing incidents of cow-vigilantism; lynching of Muslims; as well as religious discrimination against minorities. There could be no peace in the region and beyond as long as this hate-filled ideology reigned supreme, he stated. 
Welcoming the convening of the UN Security Council meeting on 16 August 2019 to discuss the grave situation in the IOJ&K as well as its impact on the regional peace and security, Ambassador Qazi emphasized that the international community needed to step-in to prevent the region from sliding into another conflict. He also urged the international community to call on India to end forthwith the on-going lockdown and gross violations of human rights in IOJ&K.

Ambassador Syrus Qazi thanked the people and leadership of Turkey for supporting the just cause of the oppressed Kashmiris who demand their inalienable right to self-determination and who are living under Indian occupation for over seven decades.

Türkiye Cumhuriyeti Zafer Bayramı Dolayısıyla Mesaj 30 Ağustos 2019 - Message on the occasion of Victory Day of Republic of Turkey -

Pakistan Hükümeti ve halkı Türkiye’nin kardeş insanları ve hükümeti için Zafer Günü dolayısıyla sarsılmaz dayanışma ve kararlı destek hislerini ifade etmek ister. 

Bu gün tüm zorluklara karşı Türk milletinin kararlılığı ve dayanıklılığının yanı sıra bağımsızlığını ve özgürlüğünü korumak için gösterdiği kararlılığı simgelemektedir.  Türk milletinin sömürgeci ve emperyalist güçlere karşı verdiği onurlu bağımsızlık mücadelesi dünya üzerindeki milyonlarca kişiye esin kaynağı olmuştur ve bugün de böyle olmaya devam etmektedir.  

Türkiye ve Pakistan benzeri olmayan ve zamanla test edilmiş tarihi bir ilişkinin keyfini çıkarmaktadır.  Bu önemli günde, Pakistan hükümeti ve halkı Türkiye halkı ve hükümetiyle kurduğu ölümsüz kardeşlik bağlarını yeniden teyit eder ve barış ve refah dolu bir gelecek için birlikte durma kararlılıklarını yeniden belirtir.    


30 Ağustos 2019 
Ankara 

***********************************

The Government and the people of Pakistan would like to express their abiding solidarity and unwavering support for the brotherly people and the Government of Turkey on the occasion of the Victory Day. 

This day symbolizes the bravery, perseverance and resilience of the Turkish nation in the face of all odds, as well as its firm resolve to uphold its independence and freedom. The glorious struggle for independence of the Turkish nation against the forces of colonialism and imperialism, became a source of inspirations for millions across the world, and continues to remain so to this day. 

Turkey and Pakistan enjoy a historic relationship that is without parallel and which has withstood the test of times. On this auspicious occasion, the Government and the people of Pakistan reaffirm their eternal bonds of brotherhood with the people and the Government of Turkey and reiterate their resolve to continue to stand together for a peaceful and prosperous future.  

30 August 2019, Ankara 

Pakistan Foreign Minister's Telephone Conversation with Foreign Minister of Turkey

Pakistan Foreign Minister Qureshi called Turkish Foreign Minister Mevlut Cavusoglu today and apprised him of the latest situation in the Indian Occupied Jammu and Kashmir, arising out of India’s illegal and unilateral actions of 5 August 2019. 

Among other things, the Foreign Minister stressed that the Indian actions were in violation of UNSC Resolutions and international law and posed a serious threat to peace and security. 

The Foreign Minister underlined, in particular, the gravity of the human rights situation owing to the inhuman lockdown of millions of Kashmiris for over three weeks now. The Foreign Minister underscored that the situation warranted immediate actions including complete lifting of the curfew, removal of restrictions on movement, peaceful assembly and release of political prisoners. 

The Foreign Minister thanked the Turkish Foreign Minister for Turkey’s steadfast support to Pakistan on all issues and particularly its principled position on the Jammu and Kashmir dispute. The Foreign Minister also conveyed deep appreciation for President Recep Tayyip Erodogan’s strong support for the Kashmir cause expressed at every juncture. 

The Turkish Foreign Minister reaffirmed Turkey’s abiding support for Pakistan and the people of occupied Jammu & Kashmir. He added that Turkey will continue to be in solidarity with the Kashmiri people for the realization of their rights. The two Ministers also reaffirmed the exceptional quality of Pakistan-Turkey relations based on complete mutual trust and support on each other’s national causes. 

Islamabad 
26 August 2019

Türkiye’nin Keşmir için güçlü desteği 15 Ağustos’un ‘Kara Gün’ olarak anıldığı mum yakma töreninde yeniden teyit edildi

ANKARA, 15 Ağustos 2019: Hindistan tarafından Keşmir’in özel statüsünün yasadışı ve tek taraflı olarak kaldırılmasının ardından, güvenlik güçlerinin Hint İşgalindeki Keşmir’de son zamanlarda başlattığı zulüm ve baskı dalgasını lanetleyerek Türkiye’nin Keşmir’in haklı davasına verdiği geleneksel destek güçlü bir şekilde yeniden teyit edilmiştir. Pakistan Büyükelçiliği tarafından Ankara’da Perşembe günü düzenlenen bir mum yakma törenine katılan çok sayıda Türk Türkiye’nin bu konudaki sağlam bağlılığını yeniden teyit etti.  

Bu olaydaki konuşmasında, Pakistan’ın Türkiye Büyükelçisi Sayın M. Syrus Sajjad Qazi Hindistan’ın ilgili tüm BM Güvenlik Konseyi Kararlarını ve ikili anlaşmaları hiçe sayan son yasadışı kararlarının şafağında, Hindistan Keşmir’i kapattıktan sonra Keşmir halkının çektiği bilinmeyen acıların altını çizdi.  Kendisi Keşmirlilerin vazgeçilmez kendi kaderlerini belirleme haklarını talep ettikleri için cezalandırıldıklarını söyledi.  Hindistan şimdi 70 yıldan fazla işgalci olduktan sonra bu son adımlarla bir sömürgeci olmuştur diye ekledi.  

Büyükelçi Syrus Qazi uluslararası topluluğa Hint İşgalindeki Keşmir’de Müslümanlar üzerinde devam eden etnik temizliğe karşı sessiz kalmama çağrısında bulundu.  Büyükelçi başka bir Serebrenica olarak nitelendirdiği şu andaki durumu düzeltmek için yardımcı olacak adımları atmanın yanı sıra, uluslararası topluluğun Hindistan’a yasadışı adımlarını geri alması ve Keşmir halkının isteklerine göre Keşmir meselesine adil, barışçıl ve kalıcı bir çözüm bulmak için gerekli rolü oynayacağı yönündeki umutlarını ifade etti.  Büyükelçi Qazi Keşmir davası için Türkiye halkı ve hükümetinin sarsılmaz destekleri için en derinden şükranlarını ifade etti.  

Olay katılımcıların mum yakması, Keşmirli şehitleri anması ve Hint İşgalindeki Keşmir halkıyla güçlü dayanışmada bulunulmasıyla sona erdi.  

Bundan önce, Ankara’daki Pakistan Evi’nde Keşmirli şehitler ve Hint işgal güçleriyle savaşan silahsız Keşmirliler için Kuran okundu.