We record events, specially between Pakistan and Turkey. Views expressed are blogger's own.
Ezilen Keşmirlilere verilen kararlı Türk desteği Ankara'daki bir seminerde yeniden teyit edildi
ANKARA, 13 Şubat 2019: Toplumun çeşitli kesimlerini temsil eden siyasi görevliler, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri, öğrenciler, medya ve Pakistan topluluğu üyelerinden oluşan çok sayıda Türk "Keşmir Dayanışma Günü Seminerine" katıldı ve Hint İşgalindeki Keşmir'in ezilen halkıyla güçlü bir şekilde dayanışma gösterdi. Seminer Ankara'da Salı akşamı Keşmir Dayanışma Günü'nü anmak için Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) ve Ankara'daki Pakistan Büyükelçiliğince ortak olarak düzenlendi.
ESAM Başkanı Sayın Recai Kutan anahtar niteliğindeki hitabında Keşmir anlaşmazlığının arka planına vurguda bulundu. Kendisi tarihi bir mücadele veren ve hakları için benzersiz fedakarlıklarda bulunmuş olan cesur Keşmirlilere en içten saygılarını sundu. Kendisi 100,000'den fazla Keşmirlinin şehit edilmiş olduğunu söyledi. Sayın Recai Kutan Keşmir meselesinin aynı zamanda Müslüman Ümmetinin de meselesi olduğunu söyledi ve Keşmir anlaşmazlığının Keşmir halkının isteklerine göre Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına göre çözüme kavuşturulması için çağrıda bulundu.
Türkiye'nin sağlam desteğini öven Pakistan'ın Türkiye Büyükelçisi Syrus Sajjad Qazi Hindistan'ın Hint İşgali Altındaki Keşmir'deki masum Keşmirlilere karşı bir baskı dalgası başlatmış olduğunu söyledi. Barışçıl protestolara ve cenazelere Hindistan işgal güçleri tarafından kötü bir şekilde ve tam dokunulmazlık altında saldırılmıştır. Uluslararası çağrılara rağmen, pelet silahları hala erkekleri, kadınları ve çocukları vurmak ve kör etmek için kullanılmaktadır. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin ve Keşmir Üzerine Birleşik Krallık Parlamentosu Tüm Partiler Parlamenter Grubunun ve İİT Bağımsız Kalıcı İnsan Hakları Komisyonunun en son raporlarına başvurarak, Büyükelçi Qazi uluslararası topluluğa Keşmir halkının acılarını gidermek için kararlı şekilde eylemde bulunmaları çağrısını yapmıştır.
Saadet Partisi Başkanı Sayın Temel Karamollaoğlu konuşmasında artan insan hakları ihlalleri hakkındaki endişelerini belirtmiş ve Hint zalimliklerinin derhal durdurulması için çağrıda bulunmuştur. Kendisi Keşmir meselesi en son olarak çözülene dek Pakistan ve Keşmir halkı için devam eden Türk desteğini yinelemiştir.
Türkiye Kamu Baş Denetçisi Sayın Şeref Malkoç Müslüman Ümmetinin Keşmir dahil olmak üzere uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar biçiminde önemli mücadelelerle karşı karşıya olduğunu söyledi ve uluslararası topluluğa insanların onlarca yıldır acı çektikleri Keşmir, Kıbırs ve Filistin meselelerini çözmek için dikkat göstermesi çağrısında bulundu.
Türkiye Kamu İşçileri Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Başkanı Sayın Ali Yalçın Keşmir'in Keşmirlilerin isteklerine göre çözülmesi gereken uzun süredir devam eden bir sorun olduğunu söyledi. Kendisi bir milyondan fazla devlet memurunu temsil eden Memur-Sen'in her zaman ezilenlerin yanında olduğunu ve masum Keşmirliler için sesini yükseltmeye hazır olduğunu belirtti.
Konya Selçuklu Gençlik Meclisi Keşmir Çalışma Grubunun temsilcisi Sayın Şeyma Polat Keşmirlilerin her günkü çilesi hakkında sosyal medya aracılığıyla Türk gençliğini bilgilendirmek konusundaki deneyimlerini paylaştı. Kendisi grubunun Türkiye'deki Keşmir anlaşmazlığı hakkında farkındalık yaratmaya devam edeceğini söyledi.
İşgal Altındaki Keşmir'de bulunan Hint güvenlik güçlerinin işlediği insan hakları ihlalleri hakkındaki bir belgesel de ayrıca gösterildi. Merhum Prof. Dr. Oya Akgönenç ve kendisinin Keşmir meselesine olan katkıları hakkında bir belgesel de gösterildi. Bunun yanı sıra, baskı altındaki Cammu ve Keşmir halkının çektiği acıları gösteren bir fotoğraf sergisi de seminer salonunda gösterimdeydi.
Unfaltering Turkish support for the oppressed Kashmiris reiterated at a seminar in Ankara
ANKARA, 13 February 2019: A large number of Turks, representing various segments of the society including political workers, academics, civil society representatives, students, media, and members of the Pakistani community attended “Kashmir Solidarity Day Seminar” and expressed strong solidarity with the oppressed people of the Indian Occupied Kashmir. The seminar was organized jointly by the Economic & Social Researche Centre (ESAM) and the Embassy of Pakistan in Ankara on Tuesday evening to commemorate the Kashmir Solidarity Day.
President of ESAM, Mr. Recai Kutan, in his keynote address, highlighted the background of the Kashmir dispute. He paid glowing tributes to the brave Kashmiris who have waged a historical struggle and made unparalleled sacrifices for their rights. He said more than 100,000 Kashmiris have been martyred. Mr. Recai Kutan said that the Kashmir issue is also the issue for Muslim Ummah and urged for the resolution of Kashmir dispute according to the wishes of the Kashmiri people as per the United Nations Security Council resolutions.
Appreciating Turkey’s steadfast support, Pakistan’s Ambassador to Turkey Syrus Sajjad Qazi said India has unleashed a wave of oppression against the innocent Kashmiris in the Indian Occupied Jammu & Kashmir. Peaceful protests and funerals have been attacked with vicious force and impunity by the Indian occupation forces. Despite international outcry, pellet-guns are still being used for maiming and blinding men, women and children. Referring to recent reports of Office of the UN High Commissioner for Human Rights as well as the UK Parliament's All Party Parliamentary Group on Kashmir, and the OIC Independent Permanent Human Rights Commission, Ambassador Qazi urged international community to take decisive action to help mitigate the sufferings of the people of Kashmir.
President of Saadet Party Mr. Temel Karamollaoglu in his remarks showed concern at the growing human rights violations and urged for an immediate halt to Indian atrocities. He reiterated continued Turkish support to Pakistan and the people of Kashmir until the final resolution of the Kashmir dispute.
Chief Ombudsman of Turkey Mr. Şeref Malkoç said the Muslim Ummah was facing major challenges in the shape of long-standing disputes including Kashmir and urged the international community to pay attention towards resolving Kashmir, Cyprus and Palestine issues where the suffering of the people had continued for several decades.
President of the Confederation of Public Servants Trade Union of Turkey (Memur-Sen) Mr. Ali Yalçın said Kashmir is a long lasting problem that needs resolution as per the aspirations of the Kashmiris. He said Memur-Sen, representing about one million government servants, always stands by the oppressed and assured to raise its voice for the innocent people of Kashmir.
Representative of Kashmir Working Group of Selçuklu Youth Assembly of Konya Ms. Şeyma Polat shared her experience about updating Turkish youth using social media about daily sufferings of the Kashmiris. She said her group would continue to raise awareness about the Kashmir dispute in Turkey.
A documentary highlighting human rights violations by the Indian security forces in the Occupied Kashmir was also screened. A documentary about late Prof. Dr. Oya Akgönenç and her contribution to Kashmir cause was also shown. A photographic exhibition depicting the miseries of the oppressed people of Jammu & Kashmir was also on display at the venue of the seminar.
More photos from link https://goo.gl/9nVZtE
Konya Gençlik Meclisi'ndeki Keşmir Çalışma Grubu'ndan Şeyma Polat'ın hitabı, 12 Şubat 2019 Ankara'daki Keşmir Dayanışma Semineri'nde
Bugün İslami beldelerden biri olan Keşmir’de yaşanılan insan hakları ihlallerini duyurmaya, hatırlatmaya ve Keşmirli Müslüman kardeşlerimizin yanında olduğumuzu belirtmek amacıyla Keşmir Çalışma Grubu olarak burada bulunuyoruz. Konya Selçuklu Gençlik Meclisi adı altında Aralık 2017 de grubumuzun kurulmasıyla, 1947’den beri süregelen Keşmir Meselesini Türkiye başta olmak üzere tüm Dünya’ya duyurma sorumluluğuyla hareket etmekteyiz.
Keşmir asıllı şair Muhammed İkbal’in
‘’Köylüyü, tarlayı, ırmak ve caddeleri sattılar
Bir ulusu sattılar, hem de ne ucuza sattılar! ‘’
Dizeleri acı gerçeği gözler önüne serdiği gibi bizimde grup olarak bu meseleye dahil olmamıza vesile oldu. İlk aşama olarak bizler çeşitli kaynaklardan okumalar yaptık, kitap kritikleri ile bilgi alışverişi yaparak yakın çevremizde bu bilgileri paylaştık. Bu konu üzerinde çalışan uzman hocalarımızın bilgilerinden yararlandık. Daha sonra twitter diplomasisi adı altında #KeşmirÇalışmaGrubu hashtagi ile edindiğimiz bilgileri daha çok insana duyurmak amacıyla paylaşımlara çıktık. ‘’Keşmir Gündemi’’ başlığıyla objektif haberler düzenleyerek twitter’da çok daha fazla insanın Keşmir Meselesine olan duyarlılığını arttırmak amacıyla çalışmalarımızı twitter üzerinden de yürütmekteyiz. 26 Ekim 2018 tarihinde Konya’da Pakistan Büyükelçiliği ile ortaklaşa gerçekleştirdiğimiz Keşmir Kara Gün programıyla da yüzlerce gencimizin bilinçlenmesine vesile olduk.Sesi olmaya çalıştığımız milyonlarca Keşmirli kardeşlerimizin yarım asrı aşan bir süredir dinmeyen acıları günümüzde de artarak devam etmektedir. Her sene binlerce masum insanın katledildiği Keşmir’de kilometrelerce ötede zulme, baskıya ve kötü yönetime maruz kalan Keşmirli kardeşlerimiz için sesimizin ulaştığı coğrafya da her geçen gün artmaktadır. Ancak daha çok kesime hitap edebilmek ve bu mazlum coğrafyanın sesini duyurabilmek, objektif bir tutumla bilgilendirmeyi arttırmak amacıyla Keşmir’e yakın yerleşim yerlerinde gerekli gözlemler yaparak bu konuyu hem Türkiye’de hem de çeşitli ülkelerde dillendirmek meselenin mihenk taşını oluşturmaktadır.
Devlet büyüklerimizin de Keşmir Sorunu adına değindiği üzere Hindistan Pakistan arasındaki bu uzlaşmazlığın çözümünde Türkiye her zaman barış yollu diyalog sürecinde arabulucu olmaya hazırdır. Bu arabuluculukta kesin çözüm için Türkiye adına resmi bir Keşmir Çalışma grubunun kurulması meselenin çözümünde etkin rol oynayabilecektir.
Her yıl 5 Şubat Keşmir Dayanışma Günü olarak Pakistan’da ve Azad Keşmir’de resmen kutlanıldığı gibi Türkiye’de de anılmakta ve bugün burada toplandığımız gibi çeşitli konferanslar yapılmaktadır. Unutulmamalıdır ki; Mazlumun sesini duyuran her zamanki gibi Türkiye olacaktır.!
Pakistan Büyükelçisi Ekselansları M. Syrus Sajjad Qazi’nin Keşmir Dayanışma Günü Konuşması, 12 Şubat 2019
Ekselansları,
Saygıdeğer Misafirler,
Baylar ve Bayanlar:
Esselam-ın Aleyküm
Bugün burada bulunduğunuz için hepinize teşekkür ederim.
Türkiye’de Keşmir Dayanışma Günü’nü kutlamak için bu olaya katılmanız Keşmir halkının vazgeçilmez kendi kaderlerini belirleme hakkına dünya çapında verilen desteğin bir başka ifadesidir.
ESAM’a bu olayı Ankara’daki Pakistan Büyükelçiliğiyle beraber düzenlediği için en içten teşekkürlerimi sunarım.
Bu olaya bir dizi saygıdeğer konuğun katılması bizim için büyük bir onur vesilesidir.
Hepinize burada bulunduğunuz için teşekkür ederim.
Bayanlar ve Baylar,
Bu yıl Keşmir Dayanışma Günü Hindistan İşgali’ndeki Cammu ve Keşmir’deki masum Keşmirlilere karşı yapılan benzersiz ve acımasız insan hakları ihlallerinin perde arkasında kutlanmaktadır.
Son aylarda yüzlerce sivil hayatını kaybetmiştir.
Barışçıl protestolar ve cenaze törenlerine Hintli İşgal Güçleri tarafından acımasız güç kullanımı ve tam dokunulmazlık altında saldırılmıştır.
Bütün uluslararası tepkilere rağmen, pelet silahları halen erkekleri, kadınları ve çocukları yaralamak ve kör etmek için kullanılmaktadır.
Keşmirliler aşırı ve orantısız güç kullanımına, tecavüzlere ve cinsel saldırılara, işkenceye, gözaltında kayıplara, bitmeyen sokağa çıkma yasaklarına, ev hapsine ve toplu, insanlık dışı ve aşağılayıcı cezalara katlanmaya devam etmektedir.
Buna rağmen, baskı altındaki Keşmirlilerin kendi kaderleirni belirleme haklarını kullanarak geleceklerini belirlemek için gösterdikleri ruh ve kararlılık sarsılmaz bir şekilde devam etmektedir.
Bayanlar ve Baylar,
70 yıldan beri tarafsız bir izleyici olarak kaldıktan sonra, uluslararası topluluğun Keşmir halkının trajedisinin büyüklüğünü yavaş yavaş fark etmeye başladığı yönünde bazı işaretler vardır.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Makamı son zamanlarda Hint İşgalindeki Keşmir’de mevcut olan durum üzerine bir rapor çıkarmıştır.
Rapor kapsamlı ve sistematik insan hakları ihlallerini aydınlatmaktadır.
Aynı zamanda bu zalimlikleri yapanları sorumlu tutmak için BM gözetiminde bir Soruşturma Komisyonunun erkenden kurulması için çağrıda bulunmaktadır.
Birleşik Krallık Keşmir Üzerine Tüm Partiler Parlamenter Grubu (APPKG) ve İİT Bağımsız Kalıcı İnsan Hakları Komisyonu Kuruluşu (IPHRC) da raporlarında benzer şekilde insan haklarının kapsamlı ihlali hakkınde benzeri kanıtlar sunmuştur.
Umuyoruz ki, uluslararası topluluk bu raporlar ışığında kararlı eylemler alacaktır.
Bayanlar ve Baylar,
Son yetmiş yıldır, Cammu ve Keşmir anlaşmazlığı Müslüman Ümmetinin karşılağtığı en büyük mücadelelerden birisi olmaya devam etmiştir ve Filistinlilerin şu andaki kötü durumuyla birçok paralellikleri bulunmaktadır.
Pakistan halkı, dünyadaki Keşmirliler, Müslüman Ümmetinin üyeleri ve dahası vicdanı olan herkes, Türkiye halkına Keşmir halkının haklı davasına verdiği açık, kararlı ve benzersiz destek için gerçekten minnettardır.
Türkiye İİT başkanı olarak ve Cammu ve Keşmir üzerindeki İİT Temas Grubunun önemli bir üyesi olarak bu bakımdan önemli bir rol oynamaktadır. Sizin desteklerinizi hiçbir zaman unutmayacağız.
İnşallah, gösterilen bu çabalarla ve dualarınızla, İşgal Altındaki Cammu ve Keşmir halkının kendi kaderlerini belirleme hakkını kullanma konusundaki düşlerinin gerçekleşeceği gün çok uzak değildir.
Teşekkür Ederim.
Statement by the Ambassador of Pakistan, H.E. M. Syrus Sajjad Qazi on the occasion of the Kashmir Solidarity Day, 12 February 2019
Excellencies,
Distinguished Guests,
Ladies & Gentlemen:
Assalam-o-Alaikum
I would like to thank you all for your presence here today.
Your participation in this event to commemorate the Kashmir Solidarity Day in Turkey is yet another manifestation of the worldwide support for the inalienable right of the Kashmiri people to self-determination.
My sincerest thanks to ESAM for co-organizing this event with the Pakistan Embassy Ankara.
It is a matter of great honor for us that we have been joined by a number of distinguished guests on the occasion.
Ladies and Gentlemen,
This year, the Kashmir Solidarity Day is being commemorated in the backdrop of an unprecedented wave of gross violations of human rights against the innocent Kashmiris in the Indian Occupied Jammu & Kashmir.
Hundreds of civilians have lost their lives in the recent months.
Peaceful protests and funerals have been attacked with vicious force and impunity by the Indian occupation forces.
Despite international outcry, pellet-guns are still being used for maiming and blinding men, women and children.
Kashmiris continue to endure excessive and disproportionate use of force; rape and sexual assault; torture; enforced disappearances; unending curfews; house arrests; as well as collective, inhuman and degrading punishments.
Yet, the spirit and the determination of the oppressed Kashmiris to determine their future by exercising the right to self-determination remains unwavering.
Ladies and Gentlemen,
After remaining a silent spectator for over 70 years, there are signs that the international community is now slowly realizing the scale of the tragedy of the people of Kashmir.
The Office of the UN High Commissioner for Human Rights (UN OHCHR) recently issued a report on the situation in the Indian Occupied Kashmir.
The report highlights the gross and systematic violations of human rights.
It also calls for early institution of a Commission of Inquiry under UN auspices to investigate and hold the perpetrators of these atrocities accountable.
The UK Parliament's All Party Parliamentary Group on Kashmir (APPKG), and the OIC Independent Permanent Human Rights Commission of the Organization (IPHRC) in their reports, likewise have presented similar evidence of gross violations of human rights.
We hope that the international community would take decisive actions in the light of these reports.
Ladies and Gentlemen,
For the past seven decades, the Jammu & Kashmir dispute continues to remain one of the biggest challenges faced by the Muslim Ummah, and had many parallels to the plight of the Palestinians.
The people of Pakistan, the Kashmiris across the globe, the members of the Muslim Ummah and indeed every person with a conscience, is truly grateful to the people of Turkey for their unambiguous, unwavering, unequivocal support for the just struggle of the Kashmiri people.
Turkey, as the chair of OIC, as well as an important member of the OIC Contact Group on Jammu & Kashmir has been playing an important role in this regard. We will never forget your support.
Inshallah, with these efforts and your prayers, the day is not far away when the people of Occupied Jammu & Kashmir will realize their dream of exercising their right to self-determination.
Thank you.
Pakistan’ın birinci sınıf deri ürünleri Istanbul'daki önde gelen ticaret fuarında sergilendi
ISTANBUL, 24 Ocak 2019: Pakistan’ın önde gelen deri üreticileri İstanbul Kongre Merkezi'nde 24-26 Ocak'ta düzenlenecek olan "LeShow Istanbul'a" katılıyor. LeShow 21 yıllık bir geçmişi olan en prestijli uluslararası deri ve moda sergisidir ve ilk kez şu andaki fuar Moskova dışında gerçekleşiyor.
Pakistan'dan deri giysiler, el çantaları ve ilgili aksesuarları temsil eden yirmi ünlü firma Gelişen Pakistan temasıyla Pakistan Ülke Stantında ürünlerini sergiliyor. Pakistan Stantı Pakistan Ticareti Geliştirme Yetkili Makamı ile Pakistan İstanbul Başkonsolosluğu yakın işbirliğiyle kurulmuştur. Pakistan Stantı ilk defa Gelişen Pakistan temalı "Deriden Kahve Odası" ile karakterize edilmiştir ve ticaret için gelen ziyaretçilere özel olarak geleneksel Pakistan Çayı ve atıştırmalık yiyecekler verilmiştir ve Pakistan müzikleri çalınmıştır.
LeShow sadece Türk pazarına değil ama aynı zamanda bitişik bölgelerdeki Rusya'ya, Doğu Avrupa ve Orta Asya devletlerine de hizmet etmektedir. Bu bölgelerdeki belirgin sayıdaki ticari ziyaretçi açılış gününe katılmıştır.
Ümit edilmektedir ki, Pakistan şirketleri profesyonel alıcılarına en son deri ve moda ürünlerini sunarak dünyanın en çok büyüyen deri ve moda sektörü pazarlarıyla bağlantılar yaratmak amacını taşıyan LeShow Istanbul'dan en iyi şekilde faydalanacaktır.
Pakistan’s premier leather products showcased at a leading trade fair in Istanbul
ISTANBUL, 24 January 2019: Pakistan’s leading manufacturers of leather products are participating in “LeShow Istanbul” being held from 24-26 January in Istanbul Congress Centre. LeShow is the most prestigious international leather and fashion exhibition with a 21 years old history while it is for the first time that the current edition is held outside Moscow.
Twenty renowned companies from Pakistan representing leather garments, handbags, and related accessories are exhibiting under the Pakistan Country Pavilion with Emerging Pakistan theme. Pakistani Pavilion has been set up by the Trade Development Authorıty of Pakıstan in close liaison with the Consulate General of Pakistan in Istanbul. The Pakistani Pavilion has been characterized with the first ever Emerging Pakistan themed ‘Leather Cafe Lounge’ whereby the trade visitors are being served exclusively with traditional Pakistani Tea and snacks and entertained with Pakistani music.
LeShow is catering not only for the Turkish market but also for the adjoining regions, most importantly Russia, East Europe and Central Asian States. A significant number of trade visitors from these regions attended on the inaugural day.
It is hoped that Pakistani companies would make the best use of LeShow Istanbul which is aimed to create linkages with the world's ever growing leather & fashion sectoral markets by offering the latest leather and fashion specialties to the professional buyers.
Silahlanmanın Yayılmaması ve Silahsızlanma Meseleleri üzerine Pakistan-Türkiye İkili İstişarelerinin 6. Oturumu Ankara'da düzenlendi
ANKARA, 24 Ocak 2019: Silahlanmanın Yayılmaması ve Silahsızlanma Meseleleri üzerine Pakistan-Türkiye İkili İstişarelerinin 6. Oturumu 23 Ocak 2019'da Ankara'da düzenlendi. Türk heyetine Türk Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Güvenlik Meseleleri Genel Müdürü Büyükelçi Alper Coşkun liderlik ederken Pakistan heyetine Pakistan Dışişleri Bakanlığı (Silahların Kontrol Edilmesi ve Silahsızlanma) Genel Müdürü Sayın Mohammad Kamran Akhtar liderlik ediyordu.
Her iki taraf silahlanmanın yayılmaması ve silahsızlanma alanındaki gelişmelerin tüm yelpazesi üzerinde ayrıntılı bir şekilde görüş alışverişinde bulundu. Taraflar aynı zamanda gelişen küresel ve bölgesel güvenlik çevrelerini ve bunların küresel silahların kontrolü ve silahsızlanma gündemi üzerindeki etkisini tartıştı.
Pakistan tarafı Başbakanın Türkiye'ye 03-04 Ocak 2019'da yaptığı ilk resmi ziyaret sırasında Başbakan Imran Khan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki toplantı sırasında yeniden teyit edilen Pakistan'ın Nükleer Sağlayıcılar Grubu'na (NSG) üyelik teklifi bakımından Türkiye'nin devamlı desteği için şükranlarını ifade etti.
İstişarelere iki ülke arasındaki mükemmel ikili bağları korumakta gösterilen sıcakkanlılık ve bağlılık damgasını vurdu. Bir dizi mesele üzerinde birbirlerinin karşılık gelen konumları arasındaki benzerlikleri fark eden iki taraf, çeşitli çok uluslu forumlardakiler de dahil işbirliklerini ve koordinasyonlarını sürdürmek üzerinde anlaştı.
6th Round of Pakistan-Turkey Bilateral Consultations on Non-Proliferation and Disarmament Issues held in Ankara
ANKARA, 24 January 2019: The 6th Round of Pakistan-Turkey Bilateral Consultations on Non-Proliferation and Disarmament Issues was held in Ankara on 23 January 2019. Ambassador Alper Coskun, Director General for International Security Affairs of the Turkish Foreign Ministry led the Turkish delegation while Mr. Mohammad Kamran Akhtar, Director General (Arms Control and Disarmament) of the Ministry of Foreign Affairs led Pakistan delegation.
The two sides had a detailed exchange of views on the entire spectrum of developments in the area of non-proliferation and disarmament. Both sides also discussed the evolving global and regional security environments and their impact on the global arms control and disarmament agenda.
Pakistan side expressed appreciation of Turkey’s consistent support for Pakistan’s membership bid in the Nuclear Suppliers Group (NSG), which was reaffirmed in the meeting between Prime Minister Imran Khan and President Recep Tayyip Erdogan during the Prime Minister’s first official visit to Turkey on 03-04 January 2019.
The Consultations were marked by warmth and cordiality in keeping with the excellent bilateral ties between the two countries. Recognizing the commonalities between their respective positions on a range of issues, the two sides agreed to continue their cooperation and coordination including at various multilateral fora.
Pakistan-Turkey Joint Statement on the Occasion of Prime Minister Imran Khan's Visit to Turkey
ANKARA, 4 January 2019: At the invitation of President of the Republic of Turkey, H.E. Recep Tayyip Erdogan, Prime Minister of the Islamic Republic of Pakistan, H.E. Imran Khan, paid an official visit to Republic of Turkey on 3-4 January 2019.
The Prime Minister of the Islamic Republic of Pakistan was accompanied by a high-level delegation on the occasion.
President of the Republic of Turkey, H.E. Recep Tayyip Erdogan, and Prime Minister of Islamic Republic of Pakistan, H.E. Imran Khan, held a tete-a-tete meeting followed by delegation level talks on 4 January 2019.
Having exchanged views on the entire spectrum of Turkey - Pakistan bilateral "heart-to-heart" relationship as well as on issues of regional and international importance, the leaders of the two countries:
Re-affirmed that the unparalleled fraternal relations between the peoples and the governments of the two countries date back centuries and are embedded in a common cultural and religious heritage, as well as a shared vision for the future, based on complete mutual understanding and trust;
Reiterated their determination to continue extending strong mutual support to one another on all issues of core national interest;
Expressed their commitment to further enhance their bilateral relations in every field to the benefit of their peoples;
Reiterated the importance of the Turkey-Pakistan High Level Strategic Cooperation Council mechanism that also includes several working groups in further strengthening bilateral relations;
Noted with satisfaction their ever-expanding defense and defense industry cooperation;
Agreed to initiate mechanisms for collaboration in health and agriculture sectors;
Decided to further enhance people-to-people contacts through increased exchanges and cooperation in education, culture, tourism and youth fields;
Underlined their abiding commitment fighting the menace of terrorism in all its forms and manifestations;
Reiterated their resolve to fight against the Fethullah Gulen Terrorist Organization;
Expressed satisfaction at the ongoing cooperation between the two countries at the multilateral forums including at the United Nations, Organization of Islamic Cooperation; Economic Cooperation Organization; Developing 8 Countries; as well as other relevant forums;
Reaffirmed their commitment for achieving and sustaining peace, security and stability in their respective regions as well as internationally;
Underscored the need for resolution of the issue of Jammu and Kashmir through a sustained dialogue process and in accordance with the relevant UN Security Council resolutions;
Recognized the Turkish support for Pakistan's membership in the Nuclear Suppliers' Group (NSG) based on non-discriminatory criteria, and reaffirmed that Pakistan's adherence to the NSG Guidelines and participation in the NSG would strengthen the global non-proliferation objectives;
Acknowledged that sustainable peace and stability in Afghanistan could be achieved through reconciliation of all segments of the Afghan society with support of the regional countries and the international community;
Reiterated their full and resolute support to the efforts for the comprehensive settlement of the Cyprus issue on the basis of the political equality of the two communities on the Island, with a view to building peace and stability in the Eastern Mediterranean;
Emphasized the centrality of the cause of Palestine, rejected any attempt to alter the legal status and historical character of Al Quds; called on the international community to increase their support to the Palestinian people in realizing their quest for the establishment of an independent, sovereign and contiguous State of Palestine on the basis of the borders of 1967 with Al-Quds Al-Sharif as its capital;
Agreed to increase collaboration to uphold the true values of Islam at the international forums as well as to work closely against any attempts to malign, distort or vilify the historical image of Islam, its revered personalities, and its fundamental beliefs;
Expressed their strong resolve to further increase the frequency of bilateral contacts at the highest level;
Reiterated their determination to continue taking steps in all areas of mutual interest for mutual peace and prosperity, especially by transforming the historic Turkey-Pakistan relationship into an increasingly stronger trade, investment and economic relationship for the benefit of the peoples of the two countries; and
Agreed to convene the 6th Session of the Turkey-Pakistan High Level Strategic Cooperation Council in Pakistan at mutually convenient dates for further discussion on these areas.
Subscribe to:
Posts (Atom)









