Pakistani leadership condols with Turkey over Helicopter crash

ANKARA, 11 November 2012: The leadership of Pakistan has condoled with the people and Government of Republic ofTurkey over the Helicopter crash in Siirt province that resulted in the death of 17 Turkish soldiers.
 
President of Pakistan Mr. Asif Ali Zardari in his message to Turkish President Mr. Abdullah Gul said:
“I have learnt with great sadness that a helicopter accident in Siirt has resulted in a tragic loss of seventeen Turkish soldiers.  As a nation which has lost so many of its own in the fight against terrorism, we, in Pakistan, keenly feel this loss. Crowned by the glory of martyrdom, the supreme sacrifice of these brave soldiers will never be in-vain.  On behalf of the Government and people of Pakistan, I wish to extend our deepest condolences to the bereaved families and the Turkish nation in this hour of national grief.”
Prime Minister of Pakistan Raja Pervez Ashraf in his condolence message to his counterpart Mr. Recep Tayyip Erdogan said:
“…This tragic incident illustrates the real and present dangers faced by our brave soldiers in the sacred duty of protecting their motherland. By sacrificing their today, these selfless sons ensure for their nation a secure and prosperous tomorrow.  Our heartfelt condolences go out to the family of each martyr. The people of Pakistan mourn with their Turkish brethren the loss of each one of these heroes.”
ENDS

TARİHİN İÇİNDE BİR GÖNÜL KÖPRÜSÜ “PAKİSTAN POSTASI”


TARİHİN İÇİNDE BİR GÖNÜL KÖPRÜSÜ “PAKİSTAN POSTASI”

İsmail AKBAŞ*

Özet

Pakistan ile Türkiye geçmişten günümüze kadar hep iki dost ülke olmuşlardır. İki ülke, liderlerinden ve üstesinden gelmek zorunda oldukları problemlerden tutun yaşam tarzlarına kadar birçok benzerliklere sahiptir. Her fırsatta birbirlerini desteklemişlerdir. Pakistan Postası dergisinin de uzunca bir dönemine şahitlik ettiği; kültürel, siyasi, askeri ve dış politika alanlarında iyi seviyede ve başarılı ilişkiler ortaya koymuşlardır. İki ülke, ilişkilerini geliştirmek maksadıyla, tarihin akışı içinde, anlaşmalar yapmışlar, dostluk dernekleri ve kültür dernekleri kurmuşlardır.
1951 yılında “Türkiye-Pakistan Kültür Derneği” kurulmuştur. İki Ülkenin kültürel ve sosyal alanlardaki ilişkilerine çok büyük katkılar yapan bu dernek, 1953 yılından 1989 yılına kadar “Pakistan Postası” adında bir dergi çıkarmıştır. Dergi, Pakistan’da ne gibi gelişmeler varsa, iki ülke arasında ilişkiler de neler yaşanıyorsa yansıtmıştır. Bu derginin eksikliğini hisseden Pakistan Büyük Elçiliği tarafından 2010 yılından itibaren dergi yeniden yayınlanmaya başlamıştır.
Anahtar Kelimeler: Pakistan Postası, Pakistan, Pakistan ve Türkiye, Türkiye-Pakistan Kültür Derneği.

Abstract
Pakistan and Turkey have been always friends with each other from the past until now. They have lots of similarities which extend from the leaders and the problems which they have to cope with, through life styles. They have helped each other whenever they could. With the witness of Pakistan Postası for alog term; they have had good and succesful relations in the areas of cultural, politics, military and international relations. They made agreements, establish frienship and cultural associations to improve relations through history.
“Türkiye-Pakistan Cultural Association” had established at 1951. The Association, which had been of help on cultural and social areas, used to publish a magazine whith the name of “Pakistan Postası” through 1953 to 1989. The magazine reflected all of the happenings at Pakistan and about relationships of the two country. Embassy of Pakistan has began to publish this magazine again since 2010 because of the feeling for the lack of the magazine.
Key Words: Pakistan Postası, Pakistan, Pakistan and Türkiye, Türkiye-Pakistan Cultural Association.

 Giriş
 İki ulus arasındaki içten duygu ve bağların, Pakistan’la Türkiye arasındaki kadar güçlü ve sürekli oluşuna insanlık tarihi boyunca çok az rastlanır[1]. Her iki ülke milletlerinin ilişkileri Orta Asya Türk devletlerinin Hindistan üzerine yapmış olduğu seferlerle başlamış ardından Anadolu’da kurulan Türk devletleriyle devam etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Hint Müslümanları ile karşılıklı elçi ve heyet ziyaretleri gerçekleşmiştir[2]. Türk Milleti’nin Anadolu’da vermiş olduğu Kurtuluş Savaşı yıllarında Hint Müslümanları, her alanda ortaya koyduğu destekle Türk Milleti’nin gönlünü sonsuza dek fethetmiştir. “Pakistan Postası” dergisi, böyle derin bir geçmişe sahip iki ülke halklarının muhabbetinin doruğa cıktığı Cumhuriyet döneminin şahididir.

“Pakistan Postası” na Giden Dostluk Süreci
İngiltere’den bağımsızlık kazanma sürecinde, Hindistan’dan Müslümanlık temelinde ayrılması ve Hint Alt-Kıtası’ndaki Müslümanların devleti olma iddiası taşıması, Pakistan’ın Ortadoğu ve İslam dünyasına yakın bir dış politika geliştirmesine neden olmuştur. Bu bağlamda Hint Müslümanları’nın Türkiye’ye olumlu bakışının ve Muhammed Ali Cinnah’ın Atatürk’e olan hayranlığının sağladığı temel üzerinde Türkiye ile Pakistan arasında günümüze kadar gelen sağlıklı ve sağlam bir ilişki kurulmasını sağlamıştır[3]. Pakistan Postası bu ilişkinin çok uzun yıllar şahidliğini yapmış ve bu dostluk ilşikisinin gelişmesine katkılarda bulunmuştur.
Pakistan’ın bağımsızlığını kazanmasının aradından Türkiye’ye gönderdiği ilk büyükelçi Mian Beşir Ahmed ile birlikte Türkiye ve Pakistan arasında kültürel ilişkiler hız kazanmıştır. Büyükelçinin ilgisi ve desteği sayesinde Bursa ile Lahor kardeş şehir ilan edilmişlerdir. Büyükelçinin çabaları sonucunda İçişleri Bakanlığı’ndan gelen talep üzerine, Bakanlar Kurulunun 15 Aralık 1949 tarihli toplantısında merkezi İstanbul’da olmak üzere “Türk-Pakistan Dostluk Derneği” kurulmasına, karar verilmiştir[4]. Bu kararın ardından 22 Aralık 1950 tarihinde dernek Ankara’da faaliyete geçmiştir[5]. Bu tarihten sonra Bakanlar Kurulunun 13 Temmuz 1951 tarihli bir toplantısında da merkezi Ankara’da olmak üzere, sonraki yıllarda Pakistan Postasını yayınlayacak olan, “Türkiye-Pakistan Kültür Cemiyeti” adı ile bir derneğin kurulmasına izin verilmesi kararlaştırılmıştır[6].
Aynı tarihlerde Pakistan’ın Lahor şehrinde de “Türkiye-Pakistan Kültür Derneği” kurulmuştur. Her iki ülkedeki derneklerde uzun yıllar boyunca ülkelerin resmi bayramları kutlanmış, anma günleri gerçekleştirilmiş ve bu vesilelerle çeşitli aktiviteler düzenlenmiştir[7].
İki ülke 26 Temmuz 1951 tarihinde aralarında mevcut dostluk, kardeşlik bağlarını ebedileştirmek, kuvvetlendirmek, aralarındaki iş birliğinin sahasını genişletmek maksadı ile uluslararası barış yararına ve Birleşmiş Milletler Antlaşmasına uygun olarak Ankara’da bir ‘Dostluk Antlaşması’ yapmışlardır[8].
İki ülke arasındaki ilk kültür anlaşması ise Pakistan Postası Dergisi’nin doğuşunda etkin olan aynı aktörlerin büyük oranda katkılarıyla, 25 Haziran 1953 tarihinde Bakanlar Kurulunun izni[9] ile Dışişleri Bakanlığı tarafından 29 Haziran 1953 tarihinde Ankara’da imzalanmıştır. Anlaşma taraflardan bir veya her ikisi de aksini istemediği takdirde otomatikman üç yıl için yenilenecektir. Bu anlaşma gereğince eğitim, kültür, sanat ve spor alanlarında olduğu kadar iletişim ve yayım alanlarında karşılıklı tanıtım ve mübadele programları düzenlenmesi öngörülmektedir[10]. Pakistan Postası, öngörülen bu çalışmaların ileriki yıllarda adeta bir ceridesi olmuştur.
Halen varlığını sürdüren Türkiye-Pakistan Kültür Derneği’nin, son yıllardaki faaliyetleri kuruluşunu takib eden ilk yıllara oranla oldukça az seviyededir[11]. 2012 yılı itibarı ile Türkiye Pakistan Kültür Derneği faaliyetlerini Ankara’da Atatürk Bulvarı’nda, dernek başkanına ait bir ticari mağazada devam ettirmektedir[12]. Dernek, 06 Şubat 2012 tarihinde düzenlediği “Keşmir Günü” gibi zaman zaman çeşitli aktiviteler düzenlemeye devam etmektedir[13].

“Pakistan Postası” Dergisi
Türkiye Pakistan Kültür Derneği 1953 yılından başlayarak 1989 yılına kadar değişik aralıklardaki dönemlerle yayınına ara vermeksizin “Pakistan Postası” dergisini çıkarmıştır. Dergi adeta Pakistan’dan Türkiye’ye uzanan bir gönül köprüsü vazifesini görmüştür. Derginin siyah beyaz resimlerle süslenmiş sayfaları arasında dolaşmak insana çok içten, katıksız bir dostluğun verdiği huzuru hissettirmektedir.
“Pakistan Postası”, tarihin bir döneminde, Pakistan’dan ülkemize yansıttığı gelişmelerle Türkiye’den Pakistan’a açılan bir pencere olmuştur. Muhammed Ali Cinnah’ın laik bir ülke kurmayı arzuladığı, yapmış olduğu çeşitli işlerden ve bazı söylemlerinden anlaşılmaktadır. Aynı zamanda yaşam tarzı olarak ve kültürel manada da modern bir Pakistan hedeflemiştir[14]. Onun bu uğurda Pakistan’a yapmış olduğu katkıların etkisi Pakistan’ın kurulduğu ilk dönemlerde daha belirgin olarak görülmektedir. Pakistan Postası dergisinin de erken dönemden itibaren başlayan basımlarında çok uzun yıllar modern Pakistan kadınlarının fotoğraflarını, sanat alanında yapılan çalışmalara yönelik haberleri görmek mümkündür. Pakistan Postası’ndaki keşmiri güzellerde[15] günümüzün burka ile özdeşleşmiş Pakistan kadınından bir iz bulmak mümkün değildir. Yine Türk ve Pakistan kadınlarının yapmış olduğu ortak sosyal aktiviteleri Pakistan Postası dergisinin daha erken sayılarında bolca görmek mümkündür[16]. Zaman, bu pencereden bakınca tersine akmış gibidir.
Başlangıçta on beş günde bir 16 sayfa olarak çıkarılan dergi 1 Mart1962 tarihinden itibaren, aylık dönemler halinde 24 sayfa olarak çıkarılmaya başlanmıştır. 1 Aralık 1963 tarihinden itibaren de kapağı 4 renkli olarak basılmaya başlamıştır[17]. Sonraki tarihlerde yayın dönemleri iki aylık, üç aylık hatta dört aylık gibi değişikliklere uğramıştır. Son yıllara yaklaştıkça derginin yayınlanma zaman aralıklarındaki uzamalar, kâğıt kalitesi, sayfa sayısı gibi göstergeler derneğin ekonomik sıkıntılar yaşadığı izlenimini vermektedir[18].
Derginin ilk sayısı 1 Nisan 1953 yılında çıkarılmıştır. İlk sayının kapağı üzerinde Pakistan’ın kurucusu Kaid-i Azam Muhammed Ali Cinnah’ın kalpaklı siyah beyaz resmi bulunmaktadır. Kapağın en üstünde ise Pakistan bayrağının rengi olan yeşil renkle “Pakistan Postası”  yazmaktadır (Ek:1). Derginin kapağını açtığınızda “Pakistan ve Kurucusu” başlıklı dört sayfalık Pakistan ve Muhammed Ali Cinnah’ı anlatan bir yazı mevcuttur. Yazıya paragraf aralarında Pakistan’ın güzelliklerini yansıtan bellibaşlı mekânların siyah beyaz resimleri konulmuştur[19].
İkinci sayısı ise 15 Nisan 1953 tarihinde çıkarılmıştır. Bu sayının kapağında ise “Pakistan’ın Milli Şair ve Filozofu Mehmet İkbal” yazısı ile birlikte ünlü şairin siyah beyaz başı açık, saçları muntazam bir şekilde geriye doğru taranmış gayet modern bir görüntü veren bir resmi bulunmaktadır. Resimde İkbal, eli yarı yumruk vaziyette şakağına dayalı, gözleri yarım kapalı olarak düşünmektedir. Derginin kapağını açtığınızda “İkbal ve Biz” başlıklı yazar İsmail Habip Sevük’ün iki sayfalık bir yazısı bulunmaktadır. Yazar yazısında büyük şair ve filozof İkbal’in ülkemizle olan bağlarını, Türkiye ve Türkler açısından İkbal’in bir değerlendirmesini yapmaktadır. Derginin dördüncü sayfasında İkbal’in İspanya’da, Kordova’daki tarihi camide namaz kılar iken resmi yer almaktadır[20].
Birici ve ikinci sayılarda olduğu gibi derginin her sayısında Muhammed Ali Cinnah ve Muhammed İkbalden bir şeyler bulmak mümkündür. Dönemin liderlerinin yanında değişmeyen liderler olarak bu iki büyük insanın resimleri sık sık yer almıştır.
Pakistan Postası, sonraki sayılarında Pakistan’da o dönemde neler oluyorsa yansıtmıştır. Pakistan’ın önemli günlerinde düzenlenen anma törenlerine, ileri gelen liderlerin, sahsiyetlerin ölüm yıldönümlerinde sahsiyetler hakkında geniş bilgilere, Pakistan liderlerinin yurtdışı ziyaretlerine, Pakistan’a yapılan diplomatik ziyaretlere[21] ve Türkiye ile Pakistan arasında gerçekleştirilen tüm etkinliklere[22] geniş yer vemiştir. Keşmir Sorunu ile ilgili yazı ve haberlere, CENTO ile ilgili yazılara çok sık yer verilmiştir. Kapak resmi olarak da genellikle dönemin öne çıkan etkinliğine veya kişilerine yer verilmiştir. 1954 yılı 14 Ağustos’ta yayınlanan sayıya “İstiklal Sayısı” adı verilmiştir. Derginin kapağında Pakistan Genel Valilik Muhafız Kıtası mensuplarından bir subayın resmi yer almıştır.
15 Kasım 1953 tarihli 16. sayının 5. ve 6. Sayfalarında, 16 Ağustos 1954 tarihli 154. sayının 6. ve 7. sayfalarında Mustafa Kemal Atatürk ve Muhammed Ali Cinnah’ın söylevlerinden alınmış sözler ele alınmıştır. Birçok konuda birbirlerine paralel düşüncelere sahip olan iki liderin laiklik konusundaki düşünceleri de hemen aynıdır. Cinnah’ın aslında laiklik konusunda Atatürk ile aynı düşüncelere sahip olduğu ve laiklik düşüncesini benimsediği görülmektedir[23]. Burada yer verilen örnekte, Atatürk Büyük Nutku’nda “Tebası arasında türlü dinlere mensup unsurlar bulunan ve her din mensubu hakkında adil ve tarfsız muamelede bulunmaya ve mahkemelerde tebası ve yabancılar hakkında fark gözetmeksizin adaleti tatbikle mükellef bulunan bir hükümet, fikir ve vicdan hüriyetine saygı göstermeye mecburdur” demektedir. Cinnah ise Anayasa Meclisi Açılış Söylevinde,“Cami veya başka tapınak olsun, ibadetlerinize gitmekte serbestsiniz. Herhangi bir din, sınıf veya ırka mensup olmanızın devlet işleriyle zerre kadar alakası yoktur. Prensibimiz aynı haklara mensup hür vatandaşlar olmanızdır. Bunu ideal olarak kabul edersek, çok geçmeden dini anlamda değil, fakat bir vatandaş olarak siyasi anlamda Hindu ve Müslüman olarak iki ayrı zümrenin mevcut olmadığını göreceğiz” demektedir[24].
Derginin ilk sayılarından itibaren İndus Vadisi Uygarlığı’na yönelik yapılan çalışmalardan bahsedilmekte, yapılan kazılar ve kazılardan elde edilen sonuçları ele alan yazılara yer verilmektedir. Örnek verilecek olursa, 15 Mayıs 1953 tarihli 4. sayıda “4000 Sene Evvelki Pakistan” adlı Mortimer Whelleer’in yazısı yer almaktadır. Yazıda İndus Vadisi uygarlığına ait Harappa ve Moenjodaro kazıları anlatılmaktadır. Aynı yazarın Ekim 1966 tarihli sayıda da “Toprak Altındaki Kültürlerin Birleştiği Yegâne Ülke Pakistan” adlı bir yazısı yer almaktadır. Aynı konu ile ilgili Ağustos 1977 tarihli dergide Seyid A. Nahvi’nin “Pakistan 5000 Yıllık Uygarlık” adlı yazısı yeralmaktadır. Yazı ile birlikte kazılardan elde edilen tarihi eserlerin resimlerine yer verilmektedir[25].
1963 yılında, derginin 10. yayın yılı dolayısıyla, Pakistan Büyükelçiliği Basın Ataşeliği tarafından “Pakistan Postası 10 Yıldan Seçmeler (1953-1963)” adlı bir kitapçık yayınlanmıştır. Düzenlemesini Ergün Tuncalı’nın yaptığı, dizgi ve baskısı Ceylan Yayınları Matbaası tarafından yapılan kitapçık 98 sayfadır. Kitapçık’ta 10 yıllık süre içinde yayınlanan yazılardan seçmeler yer almıştır[26].
Pakistan 1959 yılında başkentini Karaçi’den İslamabad’a taşıma kararı almıştır[27]. Oldukça planlı ve organize yapılan inşa safhasının ardından oluşturulan[28] Pakistan’ın yeni Başkent’i İslamabad, Ağustos 1966 sayısında tanıtılmaktadır[29]. Bu sayıda bir de birçok sayısında olduğu gibi Kıbrıs konusunda Pakistan’ın Türkiye’ye olan desteğini ortaya koyan bir yazı yer almaktadır. “Kıbrıs’ta Zafer Türklerindir!” başlıklı yazı Pakistan’ın tanınmış gazeteci ve fikir adamlarından Osman Siddiki tarafından kaleme almıştır[30].
Derginin Aralık 1972 sayısından başlamak üzere beş sayı arka arkaya Dr. N. Ahmet Asrar’ın kaleme aldığı “Hint-Pakistan Uyuşmazlığının Menşei ve Bangladeş’in Doğuşunun Tarihçesi” başlıklı bir yazı serisi yayınlanmıştır. Toplam otuzdokuz sayfalık yazının en başında “Tarihe Işık Tutacak Bir Vesika” ibaresi yer almaktadır. Ayrıca serinin ikinci sayısında yazının başına bir de “Bu makale serisindeki görüşler yazarın kişisel fikirlerini yansıtmaktadır” notu düşülmüştür. Başlığından da anlaşılacağı üzere yazıda, 1971 yılında Doğu Pakistan’ın Bangladeş adıyla Pakistan’dan ayrılışı ve bu süreçte Hindistan ile yaşanan sıkıntılı süreç ele alınmaktadır[31].
1986 yılından itibaren yayınlanan Pakistan Postası, kâğıdından sayfa düzenine kadar, dergiden çok gazeteyi andırmaktadır. Yazılar da daha çok haber tarzındadır. Bu sayılardan birinde ilk sayfada Ziya Ülhak’ın büyük puntolarla yazılmış “Hayatımın Tek Amacı Şeriatı Uygulamaktır” sözü dikkati çekmektedir[32]. Bir sonraki sayının ilk sayfasında yer alan haberde de “Devlet Başkanı Muhammed Ziya Ülhak, bir karanameyi yürürlüğe koyarak, Şeriatı ülkenin en üstün kanunu olarak belirledi” denilmekteydi[33]. Hemen ardından gelen Ağustos 1988 sayısında da Ziya Ülhak’ın hayatını kaybettiği haberi ve biyografisi yer almaktadır[34].
Yenilenen “Pakistan Postası” Dergisi
 2010 yılı Mayıs ayından itibaren “Pakistan Postası” degisi Pakistan Büyükelçiliği tarafından iki aylık dönemlerle takrar yayınlanmaya başlamıştır[35]. Yenilenen dergi, 2010 yılı mayıs ayında başlayarak 1’den 4’e kadar dört sayı yayınlanmıştır. 2011 yılından itibaren üç aylık olarak yayınlanmaya başlamış ve 2011 yılında 5’ten 8’e kadar dört sayı yayınlanmıştır. Tüm sayılar on ikişer sayfadan oluşmaktadır.
Dergi kaldığı yerden devam etmektedir. Otuzbeşinci cildin ilk sayısı olarak basılan Mayıs-Haziran 2010 sayısı’nın kapağında yer alan mesajında Büyükelçi Tariq Azizuddin, “Bu yayın, Pakistan ve Türkiye arasındaki kardeşlik bağlarını ortaya çıkarmayı ve yakın zamanda Pakistan hükümeti tarafından gerçekleştirilecek olan program ve etkinlikler hakkında bilgi vermeyi amaçlamaktadır” demektedir[36].
Aynı sayıda Harvard Üniversitesi Profesörlerinden John Briscoe’nin 3 Nisan 2010’da The News’te yayınlanan “İndus’ta Savaş mı, Barış mı?” adlı makalesinin bir özeti yer almaktadır. Makale, “İndus Su Anlaşmasını” ele almaktadır. Hindistan’ın kuracağı “Hidro Enerji” barajlarının Pakistan’a yapacağı olumsuz etki ve bu konuda Hindistan Hükümeti’nin hoşgörülü olması gerektiğine değinilmektedir. Pakistan basının da konuya tarafsız gözle bakamadığına ve duyarsız kaldığına vurgu yapılmaktadır[37].
Yenilenen deginin sonraki sayılarında çok büyük oranda iki ülke ilişkilerine yer verilmiş olmakla birlikte zaman zaman Keşmir sorununu ele alan yazılara ve haberlere de yer verilmiştir[38]. Muhammed Ali Cinnah’ın ölüm yıldönümü dolayısıyla[39] ve Allame Muhammed İkbal’in doğum yıldönümleri[40] dolayısıyla birer sayfa ayrılmıştır.
2012 yılının ilk sayısı 23-30 Mart tarihleri arasında Ankara’da, 3 Nisan 2012 tarihinde İstanbul’da düzenlenen “Pakistan Kültür Haftası” etkinliklerine geniş yer veren Pakistan Kültür Haftası özel sayısı olarak yayınlanmıştır. Dergi, bu kapsamda; 23 Mart’ta Pakistan Büyükelçiliğinde kutlanan “Pakistan Günü” faalyetlerine, Ankara’da bulunan Pakistan Okulunda yapılan sanat etkinliğine, Pakistan Yemek Festivaline[41], Renkli Kamyon Sanatı etkinliklerine[42] ve 28 Mart’ta düzenlenen “Rumi ve İkbal” temalı kültür gecesine yer vermiştir[43].
Sonuç
Türk-Pakistan dostluk ve kardeşliğinin geçmişi çok eskilere dayanır, dostluk bağı gücünü yüzyıllardan almaktadır. “Pakistan Postası” dergisinin özünü de bu geçmiş oluşturmaktadır. İki ülkenin ortak noktaları çoktur. “Pakistan Postası”, iki kadim dostun oturup sohbet etmesi gibidir. Zira birbirini tanıyan iki insanın ortak hatıraları, ortak tanıdıkları, birlikte yaptıkları işler vardır. Kısacası paylaşacak şeyleri çoktur.
Türkiye ile Pakistan’ın kardeşliğini sırf din kardeşliğine bağlamak çok sığ düşünmek olur. Dünya üzerinde birçok Müslüman ülke mevcut iken hiçbiriyle olan ilişkilerimiz Pakistanla olan dostluk ve muhabbetin seviyesine yaklaşamamıştır. Kaldı ki zaman zaman bazı Müslüman ülkelerle düşmanlıklar bile yaşıyoruz. Bu bağlamda Pakistan ile Türkiye arasındaki dostluğun en büyük etkenlerinden biri din olmakla birlikte; tarihte ve günümüzde yaşananlar bir o kadar bu iki ülkenin kardeşliğinde etkendir. “Pakistan Postası” her sayfasında iki ülkeden bir şeyler ortaya koyarken dini birinci plana almamıştır. Din faktörü üzerinden gidilerek yazılan yazılar çok azdır. Zira çok şeyimiz ortaktır. Her şeyden önce düşmanlarımız aynıdır: Emperyalizm, terör, etnik ayrımcılık, radikal İslam, fakirlik, cahalet…
İçinde bulunduğumuz dönemde Pakistan’ın içerisinde bulunduğu siyasi yeniden yapılanma sürecini başarıyla tamamlayarak, istikrara kavuşması ve demokratikleşme sürecini ilerletmesi Türkiye açısından çok önemlidir. Zira güçlü bir Pakistan, Türkiye için güçlü bir dost demektir. Pakistan Büyükelçiliği tarafından yayınlanmaya başlayan yeni “Pakistan Postası” bu yeni sürecin şahidi olacaktır. Kim bilir gelecekte sayfalarının arasında iki ülkeye dair, dostluğa dair neler olacaktır…

Ek

Pakistan Postası Dergisi’nin İlk Sayısı’nın Kapağı
  
KAYNAKÇA

I. Arşivler
    Başbakanlık, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Cumhuriyet Arşivi

   Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi; Fon Kodu: 030.01.02, Yer Nu:126.55.6

   Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi; Fon Kodu: 030.01.02, Yer Nu: 121.90.7

   Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi; Fon Kodu: 030.01.02, Yer Nu: 132.50.11

   Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi; Fon Kodu: 030.18.01, Yer Nu: 132.50.11

 II. Kişisel Görüşmeler
              Abdül Akbar; Pakistan Büyükelçiliği Basın Ataşesi; 07 Şubat 2012 tarihinde Pakistan Büyükelçiliği Tercümanı Osman Çiloğlu aracılığıyla yapılan görüşme.
Dr. Furkan Hamid; TRT’de mütercim spiker olarak çalışmakta, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Urdu Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Eski Öğretim Görevlisi; 02 Şubat 2012 tarihinde yapılan görüşme.
Prof. Dr. Celal Soydan; Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Urdu Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi; 23 Kasım 2011 tarihinde yapılan görüşme.

III. Süreli Yayınlar
        Ayın Tarihi
       Belgelerle Türk Tarihi Dergisi
       Cumhuriyet
       OrtadoğuAnaliz
       Pakistan Postası
      Türk Kültürü

IV. Kitaplar

BAYUR, Y. Hikmet, Hindistan Tarihi, C.1, Türk Tarih Kurumu Basımevi yay., Ankara, 1946
Bugünkü Pakistan ve Türkiye-Pakistan Kültür İlişkileri, Türkiye-Pakistan Kültür Derneği Yayını, Ankara, 1988
COHEN, Stephen Philip, The Idea Of Pakistan, Brookings İnstitutıon Pres yay., Washıngton, 2004
ÖZGÜL, Ali Cahit, Pakistan’ın Doğuşu ve Bugünki Pakistan, Doğuş Matbaası yay., 1951
Pakistan Panorama, Pakistan Publications yay., Rawalpindi, Pakistan, 1977
Ten Years Of Pakistan 1947 - 1957, Pakistan Publications, Karaçi, Ağustos 1957
YAZICI,  Reşat, Türkiye, İslam Ülkeleri Anlaşmalar ve Mevzuat, C.2, Gelişim Matbaası yay., Ankara, Eylül 1982

V. Makaleler

AKGÖNENÇ, Oya, Türkiye-Pakistan İlişkilerinin Tarihi Temelleri Ve Geleceği”,  Askeri Tarih Bülteni, S.34, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yay., Şubat 1993
ASRAR, Ahmet, “Hint-Pakistan Uyuşmazlığının Menşei ve Bangladeş’in Doğuşunun Tarihçesi”, Pakistan Postası, C.20-21, Aralık 1972’den Nisan-Mayıs 1973’e kadar 5 sayı
BRİSCOE, John, “İndus’ta savaş mı barış mı?”, Pakistan Postası, C.35, S.1, Mayıs-Haziran 2010
ÇAĞATAY, Neşet, “Türk-Pakistan İlişkileri Tarihine Kısa Bir Bakış”, Güncel Konular Üzerine Makaleler, Türk Tarih Kurumu Yay. ,1993
DOĞAN, Sercan, “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ziyareti Işığında Türkiye-Pakistan İlişkileri”, OrtadoğuAnaliz, C.2, S.16, Nisan 2010
LEWİS, Bernard, “Moğollar ve Osmanlılar”, Pakistan Postası 10 Yıldan Seçmeler (1953-1963), Pakistan Büyük Elçiliği Basın Ataşeliği yay., Eylül 1963
NAHVİ, Seyid A., “Pakistan 5000 Yıllık Uygarlık”, Pakistan Postası, Ağustos 1977
ÖNDER, Mehmet, “Pakistan’ın Kuruluşunda Muhammed Ali Cinnah’ın Rolü”, Türk Kültürü,  S.289, Mayıs 1987
SAĞLAMER, Kayhan, “Pakistan: Bir Bölünmenin Anatomisi”, Belgelerle Türk Tarihi Dergisi Dün/ Bugün/Yarın, S.42, İstanbul, Mart 1971
TOĞAN, Alp, “Türk-Pakistan İlişkileri”, Belgelerle Türk Tarihi Dergisi Dün/ Bugün/Yarın, S.33, İstanbul, Hziran 1970
WHELLEER, Mortimer, “4000 Sene Evvelki Pakistan”, Pakistan Postası, S.4, 15 Mayıs 1953
WHELLEER, Mortimer, “Toprak Altındaki Kültürlerin Birleştiği Yegâne Ülke Pakistan” Pakistan Postası, C.19, S.7, Ekim 1966

VI. Elektronik Kaynaklar

http://www.tbmm.gov.tr/ul_kom/turk_pakistan/ulke_bilgileri.htm, 18.08.2008


VII. Medya
      Samanyolu Televizyonu, 05 Şubat 2012 tarihli, Pakistan Büyükelçisi Muhammed Harun Şukat’ın konuk olarak katıldığı, Haber Programı.



*Dr.,  Dokuz Eylül Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, (iakbas39@hotmail.com).
[1] Neşet Çağatay, “Türk-Pakistan İlişkileri Tarihine Kısa Bir Bakış”, Güncel Konular Üzerine Makaleler, Türk Tarih Kurumu Yay. ,1993, s.351; Bugünkü Pakistan ve Türkiye-Pakistan Kültür İlişkileri, Türkiye-Pakistan Kültür Derneği Yayını, Ankara, 1988, s.10
[2] Bernard Lewis, “Moğollar ve Osmanlılar”, Pakistan Postası 10 Yıldan Seçmeler (1953-1963), Pakistan Büyük Elçiliği Basın Ataşeliği yay., Eylül 1963, s.s.50-57
[3] Alp Toğan, “Türk-Pakistan İlişkileri”, Belgelerle Türk Tarihi Dergisi Dün/ Bugün/Yarın, S.33, İstanbul, Hziran 1970, s.39; Sercan Doğan, “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ziyareti Işığında Türkiye-Pakistan İlişkileri”, OrtadoğuAnaliz, C.2, S.16, Nisan 2010, s.93
[4] Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi; Fon Kodu: 030.01.02, Yer Nu: 121.90.7
[5] Ali Cahit Özgül, Pakistan’ın Doğuşu ve Bugünki Pakistan, Doğuş Matbaası yay., 1951, s.76; Oya Akgönenç, a.g.m., s.25
[6] Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi; Fon Kodu: 030.01.02, Yer Nu:126.55.6
[7] Pakistan Postası, C.12, S.10, Ocak 1965, s.26
[8] Ten Years Of Pakistan 1947 - 1957, Pakistan Publications, Karaçi, Ağustos 1957,s.30; Reşat Yazıcı,  Türkiye, İslam Ülkeleri Anlaşmalar ve Mevzuat, C.2, Gelişim Matbaası yay., Ankara, Eylül 1982, s.300
[9] Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi; Fon Kodu: 030.18.01, Yer Nu: 132.50.11
[10] Oya Akgönenç, Türkiye-Pakistan İlişkilerinin Tarihi Temelleri Ve Geleceği”,  Askeri Tarih Bülteni, S.34, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yay., Şubat 1993, s.25; Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi; Fon Kodu: 030.01.02, Yer Nu: 132.50.11
[11] Prof. Dr. Celal Soydan, 23 Kasım 2011 tarihinde yapılan röportaj
[12] Dr. Furkan Hamid, 02 Şubat 2012 tarihinde yapılan röportaj
[13] Samanyolu Televizyonu 05 Şubat 2012 tarihli Haber Programı.
[14] Pakistan Postası, S.16, 15 Kasım 1953, s.5,6; Pakistan Postası, S.154, 16 Ağustos 1959, s.6,7
[15] Pakistan Postası, C.21, S.11, Kasım 1973, s.4; Pakistan Postası, S.198, 1 Temmuz 1961, s.1; Pakistan Postası 10 Yıldan Seçmeler (1953-1963), Pakistan Büyük Elçiliği Basın Ataşeliği yay., Eylül 1963, s.45,84
[16] Pakistan Postası, C.16, S.1, Ocak 1968,  s.4
[17] Pakistan Postası 10 Yıldan Seçmeler (1953-1963), Pakistan Büyük Elçiliği Basın Ataşeliği yay., Eylül 1963, s.5
[18] Pakistan Postası, Ağustos1988, s.1
[19] Pakistan Postası, S.1, 1 Nisan 1953, s.1-6
[20] Pakistan Postası, S.2, 15 Nisan 1953, s.1-4
[21] Pakistan Postası, S.25, 1 Nisan 1954; Pakistan Postası, S.162, 16 Aralık 1959
[22] Pakistan Postası, S.27, 1 Mayıs 1954; Pakistan Postası, S.31, 1 Temmuz 1954
[23] Stephen Philip Cohen, a.g.e., s.45; Mehmet Önder, “Pakistan’ın Kuruluşunda Muhammed Ali Cinnah’ın Rolü”, Türk Kültürü,  S.289, Mayıs 1987, s.314
[24]Pakistan Postası, S.16, 15 Kasım 1953, s.5,6; Pakistan Postası, S.154, 16 Ağustos 1959, s.6,7
[25] Mortimer Whelleer, “4000 Sene Evvelki Pakistan”, Pakistan Postası, S.4, 15 Mayıs 1953, s.s.3,4; Mortimer Whelleer, “Toprak Altındaki Kültürlerin Birleştiği Yegâne Ülke Pakistan” Pakistan Postası, Ekim 1966, s.s.7-9; Seyid A. Nahvi, “Pakistan 5000 Yıllık Uygarlık”, Pakistan Postası, Ağustos 1977, s.s.3-6
[26] Pakistan Postası 10 Yıldan Seçmeler (1953-1963), Pakistan Büyük Elçiliği Basın Ataşeliği yay., Eylül 1963
[27] Ayın Tarihi, S.165, 1–31 Ağustos 1947, s.224; Cumhuriyet, 27 Kasım 1981, s.9
[28] Pakistan Panorama, Pakistan Publications yay., Rawalpindi, Pakistan, 1977, s.34
[29] Pakistan Postası, C.14. S.5, Ağustos 1966, s.s.11-14
[30] Pakistan Postası, C.14. S.5, Ağustos 1966, s.21,22
[31] Ahmet Asrar, “Hint-Pakistan Uyuşmazlığının Menşei ve Bangladeş’in Doğuşunun Tarihçesi”, Pakistan Postası,  Aralık 1972’den Nisan-Mayıs 1973’e kadar 5 sayı
[32] Pakistan Postası, Mayıs-Haziran 1988, s.1
[33] Pakistan Postası, Temmuz 1988, s.1
[34] Pakistan Postası, Ağustos 1988, s.1
[35] Dr. Furkan Hamid, 02 Şubat 2012 tarihinde yapılan röportaj; Abdül Akbar, 07 Şubat 2012 tarihinde yapılan röportaj.
[36] Pakistan Postası, C.35, S.1, Mayıs-Haziran 2010, s.1
[37] John Briscoe, “İndus’ta savaş mı barış mı?”, Pakistan Postası, C.35, S.1, Mayıs-Haziran 2010, s.4,5
[38] Pakistan Postası, C.35, S.3, Eylül-Ekim 2010, s.8; Pakistan Postası, C.35, S.5, Ocak-Mart 2011, s.10,11
[39] Pakistan Postası, C.35, S.3, Eylül-Ekim 2010, s.10
[40] Pakistan Postası, C.35, S.8, Ekim-Aralık 2011, s.12
[41] Buryani, Chaat, Dahi Barhe, Gol, Gappas gibi Pakistan yemekleri tanıtılmıştır.
[42] Kamyonların ve otobüslerin renkli ve karışık desenlerle süslendiği geleneksel sanattır. Bu şekilde süslü kamyonlara, Afganistan ve Bangladeş’in de dahil olduğu o bölgede “Cıngıl Trak” denilmektedir.
[43] Pakistan Postası, C.35, S.9, Ocak-Mart 2012, s.s.1-2

Pakistan to benefit from Turkish experience in protection of vulnerable



ANKARA, 6 November 2012:  A high level delegation from Pakistan’s Khyber Pakhtunkhwa province, led by Minister for Social Welfare, Special Education & Women Empowerment Ms. Sitara Ayaz, held meeting with Turkish Deputy Minister for Family & Social Policy Prof. Dr. Ashkin Asan here in Ankara today.
The Pakistan delegation also included Minister for Zakat & Usher Mr. Zarshaid Khan, Additional Secretary Social Welfare Mr. Ruhullah Khan, and Deputy Chief of Child Protection & Welfare Commission Mr. Ijaz M. Khan.
The Turkish side agreed to consider possibility of setting up an orphanage based on the Turkish model. Turkey also offered that Pakistan could study Council of Europe’s Convention on preventing and combating violence against women and domestic violence (also known as the Istanbul Convention), which is the first comprehensive legally binding legislation to tackle this serious violation of human rights. Ms Sitara Ayaz said her government will study the proposal.
Lauding the excellent achievements made by Turkey in providing social safety nets to its citizens, Ms Sitara Ayaz said Pakistan can learn a lot from the Turkish experience in protecting the vulnerable sections of society such as women, children, orphans, etc. She also briefed the hosts about the legislation introduced for women empowerment and child protection in her province. Our government has empowered women legally, socially, politically and economically, she said.
Ms Sitara proposed to hold exhibitions of handicrafts produced by women from Khyber Pakhtunkhwa province and Turkey. This will help sharing experience between the women entrepreneurs and shall further boost economic empowerment of women.
Ms. Sitara Ayaz invited Prof. Dr. Ashkin to visit Pakistan.
The Pakistani delegation also had field visits to Children Nursery, Women Education & Culture Centre, Orphanage and other relevant organizations both in Ankara and Istanbul.
-----------
More photos on our facebook page: http://goo.gl/5xqg1
Free use of video clip: http://youtu.be/RZTAGcqlgxk

PAKISTAN NAVY SHIP TO PARTICIPATE IN NAVAL EXERCISE IN TURKEY


 ANKARA, 3 November 2012: Pakistan Navy ship “PNS Shamsheer” will be visiting Aksaz Naval Base Marmaris and Antalya harbour from 5 to 14 November 2012 and will participate in joint exercise “Mavi Baline-12” with the Turkish Navy. Pakistan Navy P3C-Orion aircraft will also participate in the exercise from Dalaman.
The ship will stay at Aksaz Naval Base from 5-8 November and at Antalya from 12-14 November. The vessel is a multi-mission frigate and embarks a Z9EC helicopter. PNS Shamsheer is the second ship of SWORD Class Frigates and forms mainstay of Pakistan Navy surface combatants. Installation of state of the art weapons and sensors onboard makes her an extremely versatile warship with tremendous firepower to effectively thwart possible threats at sea.
Mavi Balina exercise is fast transforming into an important regional forum to promote Collaborative Maritime Security and interoperability. The presence of a number of major navies and various senior delegations from important countries is indicative of the fact that Mavi Balina is evolving into a common forum for both Western and Eastern nations, to share, discuss and propose solutions for Collaborative Maritime Security which is one of the critical contemporary maritime challenges.
PNS Shamsheer participation in this exercise will further strengthen existing bilateral relations. Reciprocatory visits of high level defence delegations, exchange training programmes and visits of naval units is a regular feature of Turkey-Pakistan defence relations.
Pakistan Navy is actively involved in maintaining peace and stability in the region - from Gulf of Aden to Gulf of Oman including North Arabian Sea. Pakistan Navy ships are vigorously operating and participating in all peace keeping missions. Pakistan Navy joined the Coalition Maritime Campaign Plan (CMCP) after 9/11 incident and had so far commanded the Coalition Task Force-150 five times. Due to Pakistan Navy’s proactive stance and operations, not a single terrorism related incident has occurred in its area of operation.
Pakistan is well on its way in indigenous production of naval vessels such as Mines Counter Measures Vessels, Submarines, Destroyers and Missile Boats.
ENDS

PAKİSTAN DENİZ KUVVETLERİ’NİN GEMİSİ TÜRKİYE’DE YAPILACAK DENİZ TATBİKATINA KATILACAK

ANKARA, 3 Kasım 2012: Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin “PNS Shamsheer” adlı gemisi, Marmaris’teki Aksaz Deniz Üssü’nde ve Antalya limanında yapılacak “Mavi Balina-12” ortak tatbikata Türk Deniz Kuvvetleri ile birlikte katılacak. Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin P3C-Orion uçağı da Dalaman’dan tatbikata katılacak.
Gemi, 5-8 Kasım tarihlerinde Aksaz Deniz Üssü’nde ve 12-14 Kasım tarihleri arasında Antalya’da kalacaktır. Gemi çok işlevli bir fırkateyn ve Z9EC helikopteri taşımaktadır. PNS Shamsheer SWORD Class Fırkateynlerin ikincisi ve Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin su üstü gemilerinin ana istralyasıdır. Üzerinde en gelişmiş silahların ve sensörlerin yüklenebilmesi, yüksek ateş gücüyle onu denizdeki olası bir tehdide karşı gelebilecek çok yönlü bir gemi yapıyor.
Mavi Balina tatbikatı, Ortak Deniz Güvenliği’ni ve birlikte çalışabilirliğin teşvik edilmesi konusunda hızla önemli bir bölgesel forum haline geliyor. Önemli ülkelerin deniz kuvvetlerinin ve üst düzey heyetlerin Mavi Balina’ya katılması, bu tatbikatın Doğu ve Batı ülkelerinin günümüzün en önemli denizcilik sorunlarından biri olan, Ortak Deniz Güvenliği için paylaşımda bulunmak, görüşmek ve çözümler üretmek için ortak bir foruma dönüştüğünü göstermektedir.
PNS Shamsheer’in bu tatbikata katılması mevcut olan ikili ilişkileri daha da güçlendirecektir. Üst düzey savunma heyetlerin karşılıklı ziyaretleri, mübadele eğitim programları ve deniz birliklerin ziyaretleri, Türkiye-Pakistan savunma ilişkilerinin her zamanki özelliğidir.
Pakistan Deniz Kuvvetleri, Umman Denizi dahil Aden Körfezi’nden Umman Körfezi’ne kadar-bölgede barış ve istikrarın sağlanmasında aktif bir şekilde alakalıdır. Pakistan Deniz Kuvvetleri barışı sağlayan tüm çalışmalarda aktif bir şekilde katılmakta ve çalışmaktadır. 9/11 olayından sonra Pakistan Koalisyon Deniz Harekat Planı’na (Coalition Maritime Campaign Plan-CMCP) katılmış ve Koalisyon Görev Gücünü 150 defa yönetmiştir. Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin proaktif duruşu ve operasyonları sayesinde, harekat bölgesinde teröre bağlı tek bir olay gerçekleşmemiştir.
Pakistan, mayına karşı tedbirli gemiler, denizaltı, destroyerler ve füze gemileri gibi deniz gemilerinin yerel üretimi konusunda hızla ilerlemektedir. 

Video clip link http://youtu.be/Sy3HOQvlPHY  or on request