Pakistan Başbakanı'ndan Türkiye'ye övgü

18 Şubat 2015 04:31
Pakistan Başbakanı Navaz Şerif, "Bütün hayatım boyunca şunu söyledim: Türkiye benim ikinci evim değil, birinci evimdir" dedi.
Başbakan Şerif, başkent İslamabad'da düzenlenen Türkiye-Pakistan İş Forumu'nda, "Türkiye'nin,Pakistan'daki sel felaketlerinden etkilenenlere ve aşiret bölgelerindeki halklara yaptığı yardımların hiçbir zaman unutulmayacağını, gelecekte iki ülkenin harikalar yaratacağına inandıklarını" söyledi.
Forum katılımcılarına hitap etmiş olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Şerif, şöyle konuştu:
"İki kardeş ülke olarak yeni taahhütlerimizi yerine getireceğimiz sürecin başındayız. Aramızdaki özel bağları kaderi kültürü ifade etmekte acılarımızı, yıkımlarımızı, ortak kaderimizi ifade  etmekte kelimeler yetersiz kalır. 2013 yılında İstanbul'da ve Lahor'da iki iş forumunda yer aldım. İkili ilişkilerimizde temel dönüşümü nasıl sağlayacağımızı, bunu düşünmeliyiz. Biz ülke olarak da kapsamlı bir dönüşüm içerisindeyiz. Birçok iş adamının burada olması da Türkiye'nin taahhüdünü gösteriyor. Pakistan'daki yatırım ortamına güvendiğinizi gösteriyor. Bu vesileyle de iki ülke arasındaki işbirliği çabaları sonuna kadar destekleyen Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'a da teşekkürlerimizi ifade ediyoruz."
Ülke olarak son 11 yılın en düşük enflasyonunu yaşadıklarını belirten Şerif, şunları kaydetti:
"Japon yeni ve ABD doları karşısında kurda istikrarı sağladık. Ancak enerji üretiminde büyük ölçekli yatırımlardan hala uzağız. Bunun için yürüyüşümüz halen devam ediyor. Aşırıcılığın kökünü kazıyacağız.  Zafere de yaklaştık. Hala doğalgaz ve enerji sıkıntıları var. Çeşitli uygulamalarımız var. Gaz tedarikine yönelik çalışmalarımız sürüyor. Çeşitli rüzgar güneş ve hidro kaynaklardan enerji üreten tesisler hayata geçiriyoruz."
İşadamlarına, "Dediğimiz gibi bugünden itibaren projelerinize başlayabilir, gelecekle ilgili çalışmalarınızı sonuçlandırabilirsiniz" diyen Şerif, sözlerini şöyle sürdürdü: 
"Pakistan Başbakanlığında bulunduğum süre içerisinde, hükümetim, eskiden göz ardı edilmiş pek çok işleri rayına oturtmaya başladı ama daha çok yapılacak işler var. Sivil hizmetler, sağlık eğitim imkanlarını iyileştirerek altyapımızı, yollarımızı, taşımacılığımızı iyileştirmek istiyoruz. Halkımızın refahı için bunları yapmamız önemli. Bunları hayata geçirdiğimizde canlı ve güçlü bir Pakistan ve bölgenin başkenti olacağız, işte bu yüzden TAPİ boru hattını inşa ediyoruz. Türkmenistan’dan Afganistan üzerinden Pakistan’a, ve buradan da Hindistan’a ulaşacak bir proje ile ilgili enerji bakanları ile geçen hafta bir görüşme gerçekleştirdim. Bu dört ülkenin bakanları da bu önemli projeye bir hız kazandırdılar."
Güney Asya Elektrik İletim Projemiz için Çin-Pakistan ekonomik koridorunda çalışmalarının devam ettiğini dile getiren Şerif, şunları bildirdi: 
"Bunun içerisinde önemli ekonomik bölgelerde olacak. Pakistan ve Türkiye arasında da doğrudan ticari projelerimiz, hedeflerimiz var. Bu arzularımızı, isteklerimizi başbakanlık düzeyde zaten görüştük, elimizden gelen çabayı göstereceğiz ve gerçekleştireceğiz. Bu rüya değil, bunlar yapabileceğimiz bir gerçektir. Pakistan’ı yakından izliyorsunuz ve izlemelisiniz de Pakistan’ın potansiyelinin farkındasınız. Sağlam kurumsal yapısıyla hükümetimizin sarsılmaz iradesiyle nasıl bir ülke olduğumuzu siz biliyorsunuz. Türk iş dünyası içinPakistan’da farklı sektörlerde önemli fırsatlar olduğunu görüyorum. Ticaret alanında da önemli fırsatlar var. Türk iş adamlarının Pakistan’daki çalışmalarında başarılı olmalarını diliyorum."
Courtesy: Kanal A Haber
http://www.kanalahaber.com/haber/gundem/pakistan-basbakanindan-turkiyeye-ovgu-218360/

TÜRKİYE-PAKİSTAN İŞ FORUMU

17.02.2015 17:38
İSLAMABAD(AA) - Pakistan Başbakanı Navaz Şerif, Pakistan'da Türk yatırımcılar için enerji, altyapı, kalkınma ve ticaret alanlarında önemli fırsatlar olduğunu belirterek, "Pakistan ve Türkiye arasında tren yolu inşa etmek için anlaştık" dedi. 
Pakistan’ın başkenti İslamabad’daki Serana Otel’de düzenlenen Türkiye Pakistan İş Forumu’nda konuşan Şerif, Pakistan ve Türkiye'nin zor zamanlarında birbirine yardım eden iki kardeş ülke olduğunu söyleyerek, "Türkiye benim birinci vatanım derdim. Bugün sayın Davutoğlu, 'Pakistan benim birinci vatanım' diyerek, beni sevindirdi" ifadelerini kullandı.
Şerif, Türkiye'nin Pakistan'daki Aşiretler Bölgesi'nden göç edenlerin rehabilitasyonu için 20 milyon dolarlık yardımda bulunduğunu anımsatarak, Davutoğlu'na teşekkür etti. 
Görüşmelerde ekonomi ve ticaret alanında önemli işbirliği konularının değerlendirildiğini belirten Şerif, "Pakistan ve Türkiye arasında tren yolu inşa etmek için anlaştık. Böylece bölgesel bağlantıyı, rüyadan gerçeğe dönüştürmekte kararlıyız" dedi. Şerif ayrıca Pakistan-Çin ekonomik koridorunun da hayat geçirileceğini ifade etti. 
- "Türk ekonomik alanı" teklifi -
Pakistan Maliye Bakanı İshak Dar da forumdaki konuşmasında Türk firmaların inşaat alanındaki başarılarına değinerek, "Pakistan'da diledikleri yerde, Türk Ekonomik Alanı kurmayı teklif ediyorum. İki ülke birbirine bu şekilde katkı yapabilir" ifadelerini kullandı. 
Pakistan Hükümeti'nin işadamlarına her türlü kolaylığı sağlamakta kararlı olduğunu belirten Dar, enflasyon oranı ve mali açığı azaltma yönünde kendilerine hedef koyduklarını söyledi. Son yıllarda daha fazla büyüme gerçekleştirdiklerini dile getiren Dar, "Türk kardeşlerimizi gelecekte yapılacak 4G ruhsat satışına katılmaları için davet ediyorum" dedi.   
- "Reformların yansımalarından Türkiye yararlanacak" -
Pakistan Ticaret Bakanı Dastgir Khurramkhan ise Türkiye'nin Pakistan'ın en önemli ticaret ortaklarından biri olduğunu belirterek, karşılıklı ticaret hacmini artırmak istediklerini kaydetti. Khurramkhan, Pakistan'da son yıllarda yapılan reformlara işaret ederek, ekonominin geçmiş yıllara göre daha fazla büyüme gerçekleştirdiğini dile getirdi.
Reformlarla istikrarın sağlanarak daha fazla istihdam oluşturulmasını hedeflediklerini kaydeden Khurramkhan, "Reformların yansımalarından en fazla Türkiye yararlanacak. Yatırımlar için önemli fırsatlar sunuyoruz ve Türk yatırımcıların Pakistan'a daha fazla odaklanmalarını istiyoruz" dedi.
Özellikle enerji, altyapı, tekstil ve gıda sektörlerinde Türk yatırımcıların önemli fırsatlar bulabileceğini belirten Khurramkhan, "Halklarımızın yararı için bu işbirliğini geliştirmeliyiz" ifadelerini kullandı.
Forumun ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Şerif, aynı otelde, birlikte kurdele keserek, Lok Virsa Milli Etnoğrafya Müzesi'ndeki Türkiye Salonu'nun temsili açılışını gerçekleştirdi.


http://www.haber3.com/turkiye-pakistan-is-forumu-3205901h.htm#ixzz3S5BPBdbU

Turkish Prime Minister’s visit to Pakistan

File photo - Prime Minister of Pakistan meeting with Turkish Prime Minister
The Prime Minister of Turkey, His Excellency Ahmet Davutoğlu, would be visiting Pakistan on 17-18 February 2015. He would be accompanied by a high- level delegation, including several Cabinet Ministers and senior government officials. A representative delegation of Turkey’s top businessmen would also accompany the Turkish Prime Minister.  

This would be Prime Minister Davutoğlu’s first visit to Pakistan since assuming the present office in August 2014. Earlier, he has visited Pakistan in his capacity as Foreign Minister.

During the visit, the 4th meeting of the Pakistan-Turkey High Level Strategic Cooperation Council (HLSCC) would be held.  Prime Minister Muhammad Nawaz Sharif and Prime Minister Ahmet Davutoğlu would co-chair the HLSCC session. Respective Ministers from both sides would attend the session. 

The High Level Cooperation Council (HLCC) was established at the Prime Ministerial level in October 2009. It has had three sessions so far: in Ankara in December 2010; Islamabad in May 2012; and Ankara in September 2013. At the 3rd session in 2013, the Council was renamed as “High Level Strategic Cooperation Council (HLSCC)” to reflect the strategic nature of the relationship. 

The HLSCC meeting would be preceded by the meetings of Joint Working Groups (JBGs) in 6 key areas -- Finance and Banking; Trade; Energy; Transport and Communications; Education; and Culture and Tourism. Prior to HLSCC, the relevant Ministers would also have bilateral interactions and present outcomes of their deliberations at the HLSCC meeting.

Besides the HLSCC, the visit programme for the Turkish Prime Minister envisages tete-a-tete between the two Prime Ministers, a luncheon hosted by Prime Minister Muhammad Nawaz Sharif, and a joint press stakeout. A number of MoUs/agreements are expected to be signed on the occasion. The two Prime Ministers would also attend the Pakistan-Turkey Business Forum 2015.

Prime Minister Davutoğlu would call on President Mamnoon Hussain, who would also host a dinner in honour of the visiting dignitary and the accompanying delegation. The Turkish Prime Minister would also attend events related to the academia, culture and the media.

Pakistan and Turkey enjoy a special relationship -- marked by exceptional cordiality and deep mutual trust and understanding. The two countries have common perceptions on regional and international issues and work closely at regional and multilateral fora.

Bilateral relations with Turkey have seen tremendous growth and dynamism in recent years. Consistent efforts are underway to give a central thrust to the trade, economic and investment dimensions of the relationship. There has been significant progress in diverse fields, including with the support of the Turkish private sector. These include: low cost housing, energy, municipal services including waste management, public transport, infrastructure development, vocational and skills development both for urban and rural areas as well as important social sectors like health and education.

The leadership in both countries remains strongly committed to further deepening, broadening and strengthening the bilateral relationship in every field. There is a joint resolve on both sides to transform the historic and cordial Pakistan-Turkey relationship into a durable strategic and economic partnership.

The visit of Prime Minister Ahmet Davutoğlu would take this process forward, contributing to the peace and prosperity of the two countries and advancing the shared goals of peace, stability and development in the region.

Pakistan'ya özgü bir lezzet: Pan (video)

Pan, Güney Asya ülkelerine özel bir lezzet. Köklü bir geçmişe sahip olan pan, yaprak anlamına geliyor. Pakistanlılar içine farklı karışımlar eklenen bu lezzeti tatlı olarak sıklıkla tüketiyor.
YUSUF SAMİ KAMADAN – KUZEY HABER AJANSI

Pakistanlıların vazgeçemediği, Güney Asya ülkelerine özgü bir lezzet; pan. Sanskritçe yaprak anlamına gelen pan, Pakistan ve Hindistan'la anılırken, zamanla, başta Burma ve Vietnam olmak üzere Güney Asya’nın neredeyse tamamında bilinen bir lezzet haline geldi.

Farklı türlerinin ve kullanım şekillerinin olduğu pan yaprağı, Pakistanlıların; içine eklenen karışımlarla birlikte sıklıkla tükettiği bir çeşit tatlı. Ülkede köklü bir tarihe sahip olan pan tüketimi, farklı şehirlerdeki pan dükkânlarıyla da kendini gösteriyor.

GÜN İÇİNDE SIKÇA YENİYOR

Bu dükkânlardan biri de İslamabad’ın mesire yerlerinden Dâmenikûh’ta, Muhammed Eşref’e ait. Muhammed Eşref'in kıyafeti ve takıları kadar dükkânda kullanılan objeler de göz dolduruyor. Eşref, panı şu ifadelerle anlattı:

“Pan, birçok çeşidi olan bir yiyecek. Golta, bangla, salane ve daha nicelerini burada hazırlıyorum. İnsanlar da hangisinden isterlerse ondan veriyorum. Pakistanlılar günlük hayatlarında sıkça yiyorlar. Yurtdışından gelenler de oluyor. Önce tereddüt ediyorlar ama tadına baktıktan sonra hoşlarına gidiyor. Ayrıca sağlığa da çok faydalı.”

FARKLI ŞEKİLLERDE YAPILIYOR

Panın hazırlanmasındaki en önemli unsur, pan yaprağının istenilen kıvama kadar bekletilmesi. Kulkand, suppari, malati gibi baharatlarla sarılan pan yaprağı, yemeye hazır hale geliyor.

Pakistan'ın Lahor şehrinden gelen bir vatandaş, Muhammed Eşref'in panlarını özellikle tercih ettiğini söylerken, İslamabad’a her gelişinde Eşref'in dükkânına muhakkak uğradığını ve pan yemeyi ihmal etmediğini ifade etti.

ERDOĞAN DA PANIN TADINA BAKTI

Turistlerin de vazgeçemediği Muhammed Eşref’in dükkânına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; 2013'ün sonunda başbakan sıfatıyla gerçekleştirdiği Pakistan ziyaretinde uğramış ve panı tatmıştı.



Courtesy: Son Devir 
http://www.sondevir.com/kultursanat/283904/guney-asyaya-ozgu-bir-lezzet-pan-video.html

PRIME MINISTER OF PAKISTAN MEETS PAKISTAN’s AMBASSADOR DESIGNATE TO TURKEY

Pakistan’s Ambassador designate to Turkey, Mr. Sohail Mahmood called on the Prime Minister Muhammad Nawaz Sharif at PM House here on 10 February 2015. The Prime Minister wished him success in this assignment and expressed the confidence that during his term of posting relations between the two brotherly countries would be further strengthened. 

Pakistan President for further strengthening Turkey-Pakistan relations

President Mamnoon Hussain has urged on People-to-People exchanges to strengthen mutual trade between Pakistan and Turkey. While talking to Ambassador–designate to Turkey, Mr. Sohail Mahmood, who called on the President at Aiwan-e-Sadr on 11 February 2015. The President said that Pakistan-Turkey bilateral relations are steadily transforming into a strategic partnership. The President stated that the bilateral trade and economic relations between the two countries are not commensurate with the actual potential. The President advised the Ambassador-designate that efforts be intensified to provide a facilitative environment for effective interface between the private sector and Turkish investors to motivate them to invest in Pakistan. The President said that the Ambassador-designate focus on strengthening cultural cooperation and convey good wishes to the Turkish leadership. The Ambassador-designate assured the President that he will put in all efforts to improve relations between the two countries.  

Türkiye’den Zulm altındaki Keşmir Halkına Tam Destek

ANKARA, 6 Şubat 2015: Ankara’da düzelenen  “Camu ve Keşmir - Güney Asya’da  Barış ve İstikrar’ın Anahtarı” konulu seminere katılanlar zulm altındaki  Keşmiri halkının demokratik özerklik haklarını kazanması için tam destek verdiler. Seminer, Keşmir Dayanışma Günü’nü vurgulamk için Pakistan-Türk Kültür Derneği tarafından Türk Dil Kurumu’nun işbirliği ile düzenlendi.

Paksitan Türk Kültür Derneği ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Türk-Pakistan Dostluk Grubu Başkanı Sayın Burhan Kayatürk konuşmasında, Bütün dünyanın, Hindistan’ın işgali altındaki Keşmir’in  masum halkının yaşadıklarının farkında olduğuna belirtti.Sorun, Keşmir halkının  beklentileri doğrultusunda çözülene kadar ve bu doğrultuda bir sonuca varlına kadar, Türkiye’nin Pakistan’a ve Keşmir halkına destek vermeye devam edeceğini ve Keşmir sorunu çözülmeden, bölgede sürekli barış sağlanamayacağını belirtti.

Tanınmış köşe yazarı ve Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) Arapça Dairesi Haber ve Program Müdürü, Sayın Mehmet Öztürk konuşmasında, Keşmir sorunun ortaya çıkışı ile ilgili detaylı bilgi verdi. Mehmet Öztürk konuşmasında, Keşmir sorununun,Müslüm aleminin karşı karşıya kaldığı en büyük sorunlardan biri olduğunu ve, masum Keşmir halkının maruz kaldığı bu büyük insan hakları ihlaline karşı Uluslararası Toplulukların duyarlı olması gerektiğini belirtti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararında belitilen ve Keşmir halkının temel hakkı olan Birleşmiş Milletler yönetimindeki   bir plesibit hakkının bile  Keşmir halkına verilmediğini vurguladı. Tüm Müslüman ülkeleri Keşmir halkına destek vermeye  ve uzun süren bu sorunun  en kısa zamanda çözülmesi için çaba göstermeye çağırdı.

Pakistan Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Sayın Aisha Farooqui ise konuşmasında, Keşmir halkına özerklik mücadelesinde Pakistan’ın,  tam diplomatik, manevi ve politik  destek vereceğinin altını çizdi.  Türk Hükümeti’nin vermiş olduğu sürekli desteğin önemine değindi ve desteğin Pakistan ve Keşmir halkı için büyük bir güç kaynağı olduğunu belirtti. Sayın Aisha Farooqui, “Hindistan İşgali Altındaki Keşmir’de” yapılacak seçimlerin, Güvenlik Konseyi Kararların’da belirtilen “BM Gözetimindeki Plesibit” hakkının yerini tutamayacağını ifade etti. Sorunun nihai çözümüne BMGK kararları ile uyum içinde ulaşılmasının ve Keşmir halkının beklentilerine göre bir çözüm bulunmasının  sorunun çözümünün  tek yolu olduğunu da vurguladı.


Resim : Sayın Burhan Kayatürk Pakistan Türkiye Kültür Derneği Başkanı, Sayın Aisha Farooqui, Pakistan Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı, Tanınmış köşe yazarı ve Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) Arapça Genel Yayın Yönetmeni  Sayın Mehmet Öztürk , 5 Şubat 2015 günü Ankara’da düzenlenen Keşmir Dayanışma Günü Seminerinde.
Daha fazla foto http://goo.gl/aWz5qi

Unflinching Turkish support for the oppressed people of Kashmir

ANKARA, 6 February 2015:  Participants of a seminar “Jammu & Kashmir – the key to peace and stability in South Asia” organized at Ankara expressed their unflinching support to the oppressed people of Kashmir and their democratic right to self-determination. The seminar, to commemorate Kashmir Solidarity Day, was organized by Turkey-Pakistan Cultural Association in collaboration with Turkish Language Authority on Thursday evening.

Mr. Burhan Kayaturk, President of Turkey-Pakistan Cultural Association and Chairman of Turkey-Pakistan Friendship Group in Turkish Parliament in his keynote speech said the entire world is aware of the sufferings of innocent Kashmiri people in the Indian Occupied Kashmir. He said Turkey will continue to support Pakistan and the people of Kashmir till the final resolution of Kashmir dispute according to the aspirations of the Kashmiri people. “Without resolution of the Kashmir problem, lasting peace cannot be achieved in the region,” he added.

Noted columnist and News and Programme Director of the Arabic service of Turkish Radio & Television Mr. Mehmet Ozturk in his remarks explained in detail the genesis of Kashmir issue. He said Kashmir dispute is one of the major issues faced by the Muslim Ummah. Mr. Mehmet Ozturk said the international community should take notice of the large scale violations of human rights of the innocent Kashmiris. He said despite United Nations Security Council Resolutions calling for UN administered plebiscite, this basic right of the Kashmiri people has not yet been granted to them. He urged all the Muslim countries to help the people of Kashmir and make efforts for early resolution of this long lasting dispute.

Mrs. Aisha Farooqui, Chargé d'Affaires of Pakistan Embassy in her speech reiterated Pakistan’s commitment to extending full diplomatic, moral and political support to the Kashmiri people in their just struggle for self determination. She appreciated the steadfast support of the people and Government of Turkey, terming it a source of great strength, both for Pakistan as well as for the Kashmiri people. Mrs. Aisha Farooqui said that elections in the Indian Occupied Kashmir (IOK) cannot be a substitute for a UN monitored plebiscite as called for in the Security Council Resolutions. Final settlement of the dispute in accordance with the UNSC Resolutions and the aspirations of the Kashmiri people is the only way forward, she added.


More photos on http://goo.gl/aWz5qi

Remarks by H.E. Aisha Farooqui, Charge d’Affaires of Pakistan on the occasion of the Kashmir Solidarity Day seminar, 5 February 2015

Mr. Burhan Kayaturk, Chairman, Pakistan-Turkey Cultural Association

Distinguished Guests,

Ladies and Gentlemen,

I wish to begin by conveying our profound thanks to the Chairman of Pakistan-Turkey Cultural Association Mr. Burhan Kayaturk and members of his association for organizing this seminar on Kashmir on the occasion of Kashmir Solidarity Day.

I also wish to express our appreciation to the authorities of Turk Dil Kurumu including Sn. Mustafa Sinan Koçalin for providing the venue and facilitating the holding of this important event.

Today’s gathering is aimed at expressing solidarity with the Kashmiri people who have kept the banner of freedom struggle alive for the last six decades. It is important that the just struggle of the Kashmiri people is supported by all justice and freedom-loving peoples across the world.

Jammu and Kashmir dispute is a moral issue, a political issue, an issue of fundamental freedoms and human rights and most importantly, it is an issue of the basic and inalienable right of a people to choose their way of life and political association.

Pakistan remains committed to extending full diplomatic, moral and political support to the Kashmiri people in their just struggle for self determination.

We believe that the resolution of the dispute in accordance with the UNSC Resolutions and the aspirations of the Kashmiri people is the only way forward.

We also believe that elections in the Indian Occupied Kashmir (IOK) cannot be a substitute for a UN monitored plebiscite as called for in the Security Council Resolutions. 

Pakistan firmly believes that the resolution of the Jammu and Kashmir dispute holds the key to regional peace and stability. 

It is the core dispute between Pakistan and India and has brought the two nuclear armed countries to war on three occasions.

Resolution of the dispute is vital for the progress, prosperity and peace of South Asia.

It is therefore the collective responsibility of the entire international community.

Here I would like to express, our appreciation for Turkey’s continued support for the just struggle of the Kashmiri people.

This support is a cause of great strength, both to us as well as to the Kashmiri people.

In conclusion, I would like to once again extend our warm thanks and gratitude to the organizers of this seminar, distinguished speakers and the ladies and gentlemen who have participated in today’s event.


I thank you.

100th Anniversary of Urdu Language Education In Turkey

13-14 October 2015
Istanbul University, Faculty of Letters, Eastern Languages And Literatures Department,
Urdu Language And Literature Chair

100th Anniversary of Urdu Language Education In Turkey (From Daru’l-Funûn to Present)

The teaching of Urdu in Turkey was first started in 1915 at Daru’l-Funûn, which later became the Faculty of Literature at Istanbul University, by a famous Indian nationalist Abduljabbar Khairi. During the First World War the brothers, Abduljabbar and Abdulsattar Khairi, left India to pursue an education. They first went to Al-Azhar University in Egypt and then the American University of Beirut. In the middle of 1915 they came to Istanbul and joined the Teskilat-i Mahsusa, the Ottoman intelligence agency at the time. At the same time Abduljabbar Khairi started to serve as an Urdu Language instructor at Faculty of Literature(Daru’l-Funûn), Istanbul University.
On this occasion, in 2015, with the purpose of celebrating the 100th anniversary of Urdu language education in Turkey, we are organizing an international symposium titled ‘’100th Year of Urdu Language Education in Turkey (From Daru’l-Funûn to Present).

Themes of the Symposium:
  • Mohammad Iqbal Works in Turkey.
  • Urdu Language in Turkey.
  • Urdu Language in the World.
  • Turkey and India-Pakistan Sub-continent Relations.
  • Works about Turkey, Turks and the Ottomans in Urdu.

Important Dates:
  • Deadline for Paper summary: 15 April 2015.
  • Deadline for Full Paper: 25 May 2015.
  • Symposium Dates: 13-14 October 2015.
  • Papers are required to be prepared only in these following languages: Urdu, English, Turkish.

Important Matters :
  • The participant will be responsible for their accommodation and travel expenses.
  • The papers and abstracts should be sent as a MS WORD document.
  • Abstracts must be in English language only and between 100-200 words.
  • Acceptance letter will be sent when the abstracts be approved.
  • All correspondence should be sent to this e-mails :
    • urdudiliveedebiyati@gmail.com
    • khtoker@gmail.com

Scientific CouncilOrganizing Committee
Prof. Dr. Hüseyin Yazıcı (Istanbul University)Prof. Dr. Halil Toker
Prof. Dr. Ali Güzelyüz (Istanbul University)Prof. Dr. Celal Soydan
Prof. Dr. Mehmet Yavuz (Istanbul University)Yrd. Doç. Dr. Zekai Kardaş
Prof. Dr. Mehmet Atalay (Istanbul University)Okt. Ahmet Eryüksel
Prof. Dr. Abdullah Kızılcık (Istanbul University)Arş. Gör. Dr. Arzu Çiftsüren
Doç. Dr. Eyüp Sarıtaş (Istanbul University)Arş. Gör. Hatice Görgün
Doç. Dr. Nuriye Bilik (Selçuk University)Arş. Gör. Onur Kılıçer
Prof. Dr. Khwaja Md. Ekramuddin (Jawaharlal Nehru University-India)
Prof. Dr. Yousuf Khusk (Shah Abdul Latif University-Pakistan)
Prof. Dr. Ludmilla A. Vasilyeva (Russian Academy of Sciences-Russia)
Prof. Dr. Ibrahim M. Ibrahim (Al-Azhar University-Egypt)
Dr. Christina Oesterheld (Heidelberg University-Germany)
Prof. Dr. Saadat Saeed (G.C. University-Pakistan)
Doç. Dr. Zia ul Hasan (Punjab University-Pakistan)
Prof. Dr. Heinz Werner Wessler (Uppsala University-Sweden)
http://turkiyedeurdudilinin100yili.istanbul.edu.tr/?p=6384