Pakistan’dan... Mustafa Ünal - Zaman

Sınırları aşsanız, uzaklara doğru uçsanız da yaşamakta olduğunuz ‘yakıcı ve yaralayıcı süreci’ geride bırakmanız mümkün değil. Herkes ağır bir gündemin esiri altında. Gerginlik ve moralsizlik yüzlere yansımış. İşadamından siyasetçisine soru değişmiyor: ‘Ne oluyor, nereye gidiyoruz?’

Yolculuk Pakistan’a. Sıradan bir ülke değil Pakistan. Türkiye’nin doğal uzantısı gibi. Zor zamanların dostu. En müşkül günlerde yan yana durmuş iki ülke. Sadece bugün mü? Değil, tarih boyunca. Kurtuluş Savaşı’nda Pakistan’dan gelen yardımlar on yıllar hatta asırlar geçse de unutulmayacak. Türkiye’nin her fırsatta dost elini uzatışı. Deprem gibi, sel gibi doğal afetlerde imdadına yetişen ilk ülke Türkiye. Pakistan, bunun farkında.

Yola Trabzon’dan çıkıyoruz. Başbakan Erdoğan’ın Karadeniz programı nedeniyle. Erdoğan’a, sıcak gündemin odağındaki isimlerden Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın yanı sıra Genel Başkan yardımcıları Numan Kurtulmuş ve Mevlüt Çavuşoğlu da eşlik ediyor. Uçakta işadamları ağırlıkta. TİM, MÜSİAD ve TUSKON gibi kuruluşların başkanları da aramızda. İki günlük seyahatin ağırlıklı gündemi; ekonomi. Altyapı inşaatlarından diğer sektörlere kadar Pakistan’da Türk işadamlarının büyük yatırımları var. THY’nin bazı gazetelere ambargosu, seyahat için kiralanan Başbakanlık’ın uçağına da yansımış. Zaman ve Bugün gibi gazeteler paketin dışında tutulmuş.

Türkiye’den vakitlice çıkmış olsak da Lahor’a gece yarısı iniyoruz. Üç saat fark var çünkü. Erdoğan’ın başkanlığındaki heyet, top atışı ve sevgi gösterileriyle karşılanıyor. Lahor, Pakistan’ın en büyük eyaleti Pencap’ın başkenti. Nüfus olarak ülkenin ikinci büyük şehri. Zengin tarihe sahip. Ve önemli bir kültür merkezi. Pakistan’ın ‘Mehmet Akif’i’ diye de bilinen milli şair Muhammed İkbal’in mezarı burada. Padişah Camii’nin avlusunda. Huzur-i Bağ denen bölgeye, akşam saatlerinde inanılmaz bir trafiğin içinden geçerek ulaşıyoruz. Trafik bildiğiniz türden değil. Yollarda her şey hareket halinde. At arabasından motorlara, kamyonlara kadar müthiş bir karmaşa. Bir film sahnesi gibi.

Büyük bir meydanın ortasında minareyi andıran bir anıt. Türkiye yapmış. Zihinlerimize kazınan İkbal’in ‘Kurtuluş Savaşı’na yardım’ konuşmasının mekânı burasıymış. O meydanda büyük kalabalıklar toplanmış. İkbal’in,  ‘Dünyanın muzdarip halinden bunalarak öteki âleme göçtüğü ve meleklerin Hazreti Muhammed’in huzuruna çıkardıklarını’ söylediği tarihî konuşma. Daha doğrusu bir şiir. Peygamberimiz, İkbal’e sorar: ‘Bana güzel bir koku gibi yaklaştın. Söyle bana, o dünya âleminden getirdiğin güzel hediye nedir?’ diye. Cevap unutulmaz. ‘Yâ Rasûlallâh! dedim. Dünyâda huzur ve rahat kalmadı. Varlık bahçelerinde binlerce lâle ve gül var, fakat hiçbirinde vefâ kokusundan eser yok. Huzûrunuza hediye olarak billur bir şişe getiriyorum. Bu billur şişenin içinde o derecede kıymetli bir şey var ki, emsâlini bulmak imkânsızdır. Bu şişede ümmetinizin nâmusu, şerefi ve vicdânı vardır. Bu şişede, Trablusgarb İslâm beldesinde işgalci İtalyanlara karşı harb ederken şehid düşen Türk askerlerinin mübârek kanı vardır.’

Padişah Camii’nin avlusunda tarihî dokunun içinde mütevazı kabrinde yatan Muhammed İkbal’e ‘Fatiha’ okumaktan başka bir şey gelmiyor elimizden. Ruhun şâd olsun büyük şair.

Lahor’daki en önemli program, iki ülke başbakanlarının katıldığı iş forumuydu. Pakistan iş dünyasının ilgisi yoğundu. Pencap eyaleti Başbakanı Şahbaz Şerif, çok duygulu bir konuşma yaptı. ‘Siz kardeşten ötesiniz. Misafir değil, ailemizin bireyisiniz’ dedi. Sözleri sık sık alkışlarla kesildi.

Pakistan Başbakanı Navaz Şerif, Pakistan’da faaliyet gösteren Türk okullarından söz etti. ‘23 Pak-Türk okulunun, Pakistan ve Türk gençleri arasında kültürel değişim ve gönül birliğinin yüceltilmesinde oynadığı mükemmel rolden’ bahsetti. Başbakan Erdoğan, rakamlar vererek ileri düzeydeki siyasi ilişkilerin ekonomiye de yansımasını ve iki ülke işadamlarının üçüncü dünyada ortak iş yapmalarını istedi. Pakistan’ın sıcak ve dost yüzüne rağmen yakıcı süreç seyahat boyunca etkisini hissettirdi.
Courtesy: Zaman

Türk işadamlarının Pakistan atağı - Vahap Munyar, Hurriyet

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Lahor’da gerçekleşen Türk-Pakistan İş Forumu’nda Pencap Eyaleti Başbakanı Şahbaz Şerif ile Pakistan Başbakanı Navaz Şerif’e kendisine eşlik eden işadamlarını örnek gösterdi:- Ülkemizde elde ettiğimiz ekonomik başarıları...
Continue reading from external link: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/25437327.asp

ADDRESS BY PRIME MINISTER MUHAMMAD NAWAZ SHARIF AT THE PAK-TURK BUSINESS FORUM HELD AT LAHORE ON 23 DECEMBER 2013

Excellency Mr. Recep Tayyip Erdogan, Prime Minister of the Republic of Turkey,
Chaudhry Muhammad Sarwar, Governor Punjab,
Mr. Shahbaz Sharif, Chief Minister of Punjab,
H.E. Binali YILDIRIM, Turkish Minister of Railways,
H.E. Turkish Minister of Economy,
Mr. Ishaq Dar, Finance Minister
Excellencies, Distinguished Guests, My Turkish Brothers and Sisters,

Ladies and Gentlemen,
Assalam Alaikum!
          It gives me great pleasure to welcome your Excellency, and distinguished members of your delegation to this beautiful city of Lahore. 
          Lahore, with its glorious history and a rich culture, also has a proud tradition of initiative and enterprise, ambition and talent. The city is a befitting host to this august gathering of our business leaders who exemplify all these virtues.
          I wish to commend the efforts of the Board of Investment and the Punjab Board of Investment and Trade and Pak-Turk Business Council for organizing this impressive event. I would also thank the shining array of entrepreneurs from both Pakistan and Turkey for being partners in this journey of friendship and brotherhood between the two countries.
I am confident that our interactions of today would further the objective of promoting closer economic ties between the two countries. 
Mr. Prime Minister,
Ladies and Gentlemen,
          I was honored to address a very well attended Business Forum in Istanbul on 18 September 2013. Ever-since, I have received a number of business delegations from Turkey, many of them are present here and have all shown keen interest in investment in Pakistan. We can work together for the economic growth of both countries and let us ensure that this momentum in Pakistan-Turkey ties continues forever.
 Mr. Prime Minister,    
The representative business delegation accompanying you during this visit is a not only a firm endorsement of your commitment to Pakistan but also depicts your confidence in the investment friendly business environment in Pakistan. I wish to thank you for your well-placed trust in Pakistan and its people.
Pakistan is a strong and resilient nation of 180 million people. With a broad agricultural base, diverse manufacturing and booming services sectors, Pakistan is endowed with a wealth of human and material resources. Our geographical location at the cross-roads of West, South and Central Asia, places Pakistan at the hub of major energy and transportation corridors.
Ladies and Gentlemen,
            We understand the need of quality human resource for economic prosperity and growth. Pakistan today boasts world class universities which are producing thousands of high caliber professionals now employed not only be multi-national firms in Pakistan but are also in high demand. We also are focusing on vocational training through initiatives like Punjab Skill Development Company and TEVTA, making sure that our factories and other industries receive a steady supply of technicians and workers. This human resource development is ensuring that industries are never short of skilled labor as well as high caliber executives. I would also like to mention the excellent role being played by some 23 Pak-Turk schools in promoting cultural exchange and harmony between Pakistani and Turkish youth.
Mr. Prime Minister,
Ladies and Gentlemen,
Economic prosperity for the people of Pakistan remains the principal priority of my government. Our policy framework is based on promoting sound macroeconomic policies to accelerate economic growth, alleviate poverty and create new jobs. Socio-economic development through a conducive and safe environment for trade and investment remains our focus.
A pro-business investment policy remains a central plank of our strategy. The investment policy of the government provides for 100% equity ownership, full repatriation of capital, tax breaks, customs duty concessions on the import of plant, machinery and raw materials. Special Economic Zones have been established with efficient infrastructure and one-window facility.
Ladies and Gentlemen,
As you may be aware that severe energy deficiency in the country has stifled our economic growth. Cognizant of its importance, we have formulated an energy policy with the consensus of the provincial governments to address the issue. Our strategy is two-pronged: optimize the available resource base through use of technology in power distribution, controlling line losses and energy conservation; and diversify the energy mix by shifting to Hydel and Coal based technologies..
With 75 billion tons of coal reserve in  Pakistan, one of the largest in the world, it is but natural that coal-fired power projects are forming an increasingly important component of our energy matrix. The 6600 Megawatt Gadani Power Park is another important initiative in this respect. Likewise, increasing attention is being placed on the hydel, nuclear, wind and solar energy sectors.
From large projects of over 5000 MW to small and medium sized projects, the opportunities for investment are wide-ranging. I am happy to note that the wind energy sector already provides concrete and tangible evidence of cooperation between Pakistan and Turkey. I invite Turkish businessmen to explore the opportunities in energy sector ranging from wind, thermal and hydel power generation and Government of Pakistan shall ensure full protection and support to your investment.
 Ladies and Gentlemen,
          The recently inaugurated Marmaray tunnel project in Istanbul has caught popular imagination as a feat of Turkish infrastructural excellence. Another major project, the Istanbul to Izmir motorway, including the world’s second longest suspension bridge, is on the drawing board. I wish to congratulate you, Mr. Prime Minister, and the associated Turkish firms for their professional competence in undertaking these projects.
These projects also epitomize a key element of our developmental strategy-to propel economic activity through construction of country-wide infrastructure projects including highways and motorways, airports, shopping malls and theme parks.
The planned Economic Corridor linking the Chinese city of Kashgar to the port of Gawadar, is another aspect of this larger strategy. We plan on building a high quality expressway that will not only connect Pakistan and China as a modern equivalent of the ancient silk-route, but also open up countless economic opportunities for the region and beyond.
I feel that Turkish expertise can perfectly complement our ambition in undertaking such projects. My meeting with NUROL in October and their interest in Basha and Bunji dams, Lahore Karachi motorway and Gaddani Power Park was very encouraging. Similarly I am encouraged to see our Board of Investment working with Pak-Turk Business Council in textile, automotive and communication sectors. We are open to competitive proposals for building infrastructure projects from roads to bridges in a public private partnership modality and shall safe guard your investments in Pakistan. The success of Lahore Metro Bus and solid waste management projects in collaboration with Turkish companies provides a way forward.
Ladies and Gentlemen,
          Textile sector is the largest manufacturing industry in Pakistan and main source of export earnings for us. The recently awarded GSP Plus status to Pakistan by the European Union, is a testimony to the confidence of the international market in the quality of Pakistani products. Turkish textile companies with their superior technical capabilities and investment capacity could explore this sector for joint ventures. The abundance of raw material in the shape of bumper cotton yields coupled with low-cost and skilled labour provides an additional incentive for any investor.
          As I earlier mentioned, Pakistan is a country of 180 Million people with a vibrant middle class. Our untapped assets provide immense potential for domestic and international tourism. I would invite your attention to a rapidly growing hotel and restaurant industry, resorts development and tour operations as one area where Turkish and Pakistani firms can come up with joint ventures. I would actually urge the members of the visiting entrepreneurs to spare a day after your meetings and explore the walled city of Lahore, forts, mosques, colonial architecture, museums and fashion and restaurant streets of Lahore to get a real flavour of Pakistan. I assure you full support and special incentives from Board of Investment if my Turkish brothers and sisters are interested to explore tourism sector.
Ladies and gentlemen,
          Pakistan ranks among top ten producers of the world for at least 25 agricultural commodities and the agro-based industry including food processing. Pakistan is also amongst the top Milk producers in the world with immense potential for a productivity improvement. Turkish agro companies with their expertise in food processing technology would find this sector very attractive for value addition and conversion of this “white gold” into cheese, butter and dry milk products. Similarly, the opportunities in the export of high quality citrus and mangoes is unmatched and Turkish firms may consider corporate farming to boost the productivity in this sector.
I am very happy to see the Turkish Airline growing its business and we want such collaborations to be successful and want to see more Turkish firms to follow suit. We have a similar culture and history and let us mutually benefit from these commonalities. I would urge Turkish and other European airlines to use our state of the art facilities at Karachi and Lahore International airports for stop-overs during their onward flights to Far East and Australia.
Ladies and Gentlemen,
          Opportunities multiply as they are seized. Those of you who are keen watchers of the Pakistani market would be well aware of the immense potential that it offers. The sound institutional framework in place and the unwavering commitment of the government to protect investments, should add to your comfort in investing in Pakistan. We have revamped Board of Investment to provide you with one window facility for all your queries, issues and implementation of your projects. Moreover, I offer my own office for my Turkish brothers and sisters, should they face any difficulty.
          I invite you Ladies and Gentlemen, to a Pakistan beyond the narrow confines of the stereotype, a Pakistan that beats a vibrant heart, a Pakistan ready to deliver on its promise, a Pakistan marching in tandem with the world on the road to progress and prosperity, a Pakistan that simply loves Turkey.
I thank you.


Başbakan, kime 'Bizden talepleri oldu' dedi by ABDÜLKADİR SELVİ, Yenisafak, TARİH:25.12.2013

Başbakan, kime 'Bizden talepleri oldu' dedi
Başbakan Erdoğan'la Pakistan'dayız.
Başbakan'la daha önce de gelmiştim Pakistan'a.
Sanki her gelişimiz diğeriyle yarışıyor.
Erdoğan nereye gitse müthiş bir ilgi var.
Muharrem ayının 10'unda Kerbela'daydık.
Kırkı olduğunu Lahor'da öğrendik.
Gül dökülen yollardan Başbakan'ın, araçla değil, yürüyerek geçmesi düşünülmüş.
Ancak Muharrem ayının 40'ı nedeniyle Pakistanlılar, güvenlik endişesi taşımış.
Ancak Pakistan Başbakanı Navaz Şerif, 'Sadece burada değil, Pakistan'ın neresinde olursa olsun Recep Tayyip Erdoğan geliyor desek yüz bin kişi yığılır' demiş.
Başbakan'ın konvoyu geçerken trafikte beklemek zorunda kalan Pakistanlılar bile Türk heyetinin geçtiğini görünce, el sallayıp, sevgi gösterilerinde bulunuyor,'Zind abad' yani 'Yaşasın!' diye tezahürat yapıyorlar.
Bu coğrafyalara gelince Türkiye'nin sadece Türkiye'den ibaret olmadığını düşünürüm.
Türkiye demek aynı zamanda Pakistan demek.
Türkiye demek Bosna demek.
Türkiye demek Filistin demek.
Hatta Türkiye demek Erbil demek.
Aslında Türkiye demek nerede mazlum bir Müslüman varsa o demek.
Bir misyonumuz var bizim.
Tabii Türkiye'nin başına örülmek istenen çorapların da sadece kendi iç sorunlarımızdan kaynaklanmadığı gibi...
Pakistan'da ilk günü Lahor'da geçirdik. İslamabad'a geçmeden önceki akşamı Huzur-ı Bağ'da geçirdik, Pakistan Başbakanı Navaz Şerif'in Başbakan onuruna verdiği akşam yemeğinde.
İçinde Padişah Camisi ve surlarıyla bizden de esintiler taşıyor Huzur-ı Bağ. Yani huzur bulunan yer.
Son yaşadıklarımızdan sonra en çok ihtiyaç duyacağımız mekânlardan biriydi. Öyle ki Pakistan Başbakanı konuklarını dinlendirebilmek için elinden geleni yaptı, Pakistanlı sanatçılar maharetlerini sergilediler.
İlaç gibi geldi.
Pakistan'ın İstiklal Şairi Muhammed İkbal'in kabrini ziyaret etmek, Padişah Camisi'nde iki rekat namaz kılmak da işin cabası oldu.
Buna rağmen yine de aklımız Türkiye'deydi. Fazla geçmeden kriz haberimiz de geldi.
Huzur-ı Bağ'da huzursuzluk veren bir durum.
Yeni bir 7 Şubat olayı denilen, İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Başkanı Ahmet Arıbaş'ın ifadeye çağrılması olayı.
Heyette, İstanbul operasyonunun intikam savaşına dönüştüğü yönünde yorumlar yapıldı.
Polisteki ifadelere ekleme yapıldığı, dost sohbetlerinde mahkeme heyetinin tutuklama konusunda baştan önyargılı olduğuna dair örnekler paylaşıldı.
'14 ay boyunca teknik takip yapıyorsun o zaman al adamları. Niye şimdiye kadar bekledin?' şeklinde yorumlar geldi.
Pakistan gezisinden önce henüz Türkiye'deyken kulağıma gelmişti.
Savcı Zekeriya Öz'ün kameraların ışıkları altında gövde gösterisi yaparak İstanbul Emniyeti'ne gittiği anı kast ediyorum.
Zekeriya Öz'ün orada polislere, 'örgüt şeması' çizdirmek için talimat verdiği söyleniyor. Örgütün tepesine de bir bakanı yerleştirmek suretiyle.
Zekeriya Öz'e göre bir örgüt var bu örgütün lideri de kabinenin bir bakanı...
Savcı Öz'ün emniyetten çıkarılış şekli ise ilginç.
Başbakan Erdoğan bütçe görüşmelerinden sonra Cuma günü milletvekilleriyle yemekli bir toplantı yapmıştı.
Orada Başbakan üç noktanın altını çiziyor.
1-Biz yolsuzlukla sonuna kadar mücadele ederiz. Üç Y yani yolsuzlukla, yoksullukla, yasaklarla mücadele hedefimizi daha yola çıkarken ortaya koymuşuz. Bu konuda kimsenin şüphesi olmasın.
2-Bir operasyon başlatılıyor. İlk günden bakanlarımız hedefe konuluyor. Burada bir art niyet var. 14 ay takip yapmışsın. Neymiş bir çantayla eve girmiş, çanta olmadan çıkmış. Çantanın içinde ne vardı? Hepimiz bir eve giderken elimiz boş gitmeyiz. Bir çikolata alırız en azından. Niye operasyon yapmadın o zaman? Maksat farklı.
3- Bu adamın bizden talepleri oldu. Ergenekon'la mücadeledeki çabası nedeniyle 2 kez terfi ettirdik. Ama memnun kalmadı. Bizden bölgeyi istedi. Vermedik. O zaman siz görürsünüz diyor.
O adam kim?
İzlemeye devam edin. Daha neler çıkacak?
Courtesy: Yenisasafak

Erdoğan says Turkey-Pakistan relations continue to grow stronger - Today's Zaman

Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan has reaffirmed the alliance between Turkey and Pakistan, saying the good and powerful political relations between the two countries are growing stronger.
Speaking at a joint press conference with his Pakistani counterpart, Nawaz Sharif, in Islamabad on Tuesday, Erdoğan said Turkey and Pakistan both place great importance on reciprocal visits which will help to develop their relations in every field.
“I am glad to say our political relations with Pakistan are proceeding on a strong base. That is why we attach great importance on reciprocal visits in a bid to strengthen our relations in every field alongside our strong and good political relations. We want to expand our relations in the political, military, economic, trade, cultural and tourism fields,” he said.
Prime Minister Erdoğan paid a two-day official visit to Pakistan on Monday upon the invitation of his Pakistani counterpart. He was accompanied by a high-level delegation, including Economy Minister Zafer Çağlayan and Transportation Minister Binali Yıldırım, and a large number of prominent entrepreneurs and industrialists from leading Turkish companies.
On the second day of his visit, Erdoğan held a tête-à-tête with Sharif. Following the inter-delegation meetings between Turkish and Pakistani officials, cooperation agreements were signed.
After the inter-delegations meeting, Erdoğan stated that he and his Pakistani counterpart had discussed bilateral relations in detail during the third High-Level Cooperation Council (HLCC) meeting in Turkey in September, and that during their most recent meeting the two had discussed what else can be done in the political arena and air, land and sea transportation.
Stating that Turkey and Pakistan have taken important steps by signing cooperation agreements, Erdoğan stressed that the planned opening of the Yunus Emre Cultural Center and a Turkish consulate in Lahore will help boost relations between Ankara and Islamabad to a higher level.
Erdoğan said during the inter-delegations meeting that a memorandum of understanding (MoU) between the Turkish Standards Institute (TSE) and the Pakistan Standards and Quality Control Authority (PSQCA), other MoUs in the fields of sports and disaster management and one Cooperation Protocol were signed between the two countries.
Erdoğan was also scheduled to meet with Pakistani President Mamnoon Hussain before his departure for Ankara.
According to a joint statement released by Pakistan after Erdoğan's visit, both prime ministers agreed to conclude a Pakistan-Turkey Preferential Trade Agreement (PTA) by the first quarter of 2014.
The statement also noted that Erdoğan had invited Sharif to Turkey and that the Pakistani prime minister had accepted Erdoğan's invitation.
Courtesy: Today's Zaman

Joint Statement following the visit to Pakistan of Prime Minister of the Republic of Turkey, H.E Recep Tayyip Erdogan

His Excellency Recep Tayyip Erdogan, Prime Minister of the Republic of Turkey paid an official visit to Pakistan from 23-24 December, 2013, at the invitation of Prime Minister Muhammad Nawaz Sharif. He was accompanied by a high level delegation including Minister of Economy and the Minister of Transport, Maritime Affairs and Communication. A large number of prominent entrepreneurs and industrialists from leading Turkish companies in the sectors of energy, construction, urban development and municipal services, public transport etc. accompanied Prime Minister Erdogan for participation in the Business Forum.

2.         On the first leg of his tour, Prime Minister Erdogan visited Lahore where he addressed a well-attended Business Forum. Leading business community from Turkey and all across Pakistan participated in the Forum. The same evening, Prime Minister Muhammad Nawaz Sharif hosted a reception for the visiting Prime Minister and his delegation.

3.         In Islamabad, Prime Minister Erdogan called on President Mamnoon Hussain. Prime Minister Erdogan held tete-a-tete with Prime Minister Muhammad Nawaz Sharif. The exclusive talks were followed by in-depth delegation level talks.

4.         Pakistan and Turkey enjoy unique relations which are unparalleled in the world. Our bilateral ties are characterized by time-tested bonds of affinity, mutual respect and solidarity and draw their strength from shared love of our two peoples.


5.         The two Prime Ministers exchanged views across the whole gamut of bilateral, regional and international issues in a warm and friendly manner. During talks, both the Prime Ministers;

Expressed their satisfaction at the progress in our strategic partnership;
Reiterated their resolve to comprehensively upgrade bilateral relations across all areas of mutual interest, especially economic and commercial;
Emphasised their firm belief in the strength of democracy and expressed determination to cooperate to achieve democratic ideals to the benefit of the brotherly people of the two countries;
Reaffirmed their abiding commitment for the socio-economic development of the people and to follow policies that bring qualitative improvement in the quality of life of people and prosperity to their respective countries;
Condemned terrorism and renewed their resolve to increase bilateral cooperation against terrorism and organized crime; and
Expressed their desire to enhance cooperation in social sectors especially culture, education and tourism. Improved cooperation in social sector fields will also serve as a vehicle for greater people to people relations between the two countries.

6.         During the visit, three MoUs and one Cooperation Protocol were signed between Pakistan and Turkey.

7.         During the visit, it was also agreed to;

Maintain active political consultative process as well as regular exchange of high level visits alongside visits of parliamentarians, businessmen, civil society and media representatives; 
Follow up implementation of decisions taken at the High Level Strategic Cooperation Council Forum;
 Conclude Pakistan-Turkey Preferential Trade Agreement (PTA) by the first half of 2014; 
Facilitate investments by the private sector in both countries. Pakistan would especially encourage Turkish private sector for investments in the key sectors of energy, especially coal, hydroelectric and wind, infrastructure including motorways, roads and airports, low-cost housing and urban development & municipal services like public transport and solid waste management;
Encourage their respective state and private banks to open branches in Pakistan and Turkey;
Ensure regular operations of Istanbul-Islamabad Container train for enhanced on-land connectivity between Pakistan and Turkey; 
Further strengthen our existing cooperation and partnership in security and counter-terrorism related issues; 
Further deepen our defence cooperation through exploring the possibility of joint defence production and allied Research and Development; 
Learn from each other’s best practices in skill development and vocational training programs; 
Enhance cooperation between educational institutions of the two countries. The two countries agreed to increase the number of scholarships to students to pursue undergraduate, graduate and post graduate level studies in both countries in the fields of engineering, technology, medicine and management sciences; 
Promote cooperation in the field of tourism and preservation and restoration of historical and archaeological sites; and
Closely coordinate and consult each other bilaterally as well as multilaterally to promote regional peace and security. 

8.         Prime Minister Recep Tayyip Erdogan invited Prime Minister Muhammad Nawaz Sharif to visit Turkey which the latter graciously accepted.
Islamabad
24 December 2013

Visit of the Turkish Prime Minister to Pakistan

The existing strategic ties between Pakistan and Turkey have been further strengthened after the successful official visit of Prime Minister Recep Tayyip Erdogan of Turkey to Pakistan on 23-24 December, 2013.

Accompanied by a high level delegation comprising Cabinet Ministers, senior Government officials and a representative business delegation, Prime Minister Erdogan visited Pakistan at the invitation of Prime Minister Muhammad Nawaz Sharif.

On the second-leg of his two day official visit to Pakistan, Prime Minister Erdogan arrived in Islamabad today. Adviser to Prime Minister on National Security and Foreign Affairs Sartaj Aziz and Federal Minister for Science and Technology Zahid Hamid received the Turkish Prime Minister at the airport. An impressive welcoming ceremony followed by Guard of Honour was arranged at the Prime Minister’s House for the honourable guest.

In Islamabad, Prime Minister Erdogan called on President Mamnoon Hussain who hosted a lunch for the valued guest, his family and members of his delegation.
Prime Minister Erdogan and Prime Minister Nawaz Sharif held exclusive one-on-one meeting. The exclusive talks were followed by in-depth delegation level talks

. Both leaders placed greater focus on further strengthening their ties especially in the economic and commercial domains. The two Prime Ministers agreed to conclude Pakistan-Turkey Preferential Trade Agreement (PTA) by the first quarter of 2014.

Pakistan and Turkey have agreed to provide a dynamic, future orientated outlook to their strategic relationship. The two leaders also emphasized on the speedy implementation of the common economic agenda within the framework of the High Level Strategic Cooperation Council (HLSCC) for the welfare of the people of two brotherly countries.

Prime Minister Erdogan extended a cordial invitation to Prime Minister Muhammad Nawaz Sharif which was graciously accepted.

Islamabad
24 December 2013

Pakistan: Her zaman dost…İsmail Kapan, Turkiye

Başbakan Erdoğan ve beraberindeki heyet, gecenin saat 03’ünde Pakistan’ın Pencab Eyaleti başşehri Lahor’da, 19 pare top atışı ve havai fişeklerle karşılandı… Her zaman hakiki dost ve kardeş ülke olduğunu ortaya koyan Pakistan ile ilişiklerimiz, yetkililer tarafından “mükemmel” olarak nitelendiriliyor. Türkiye’nin kurtuluş mücadelesi sırasında, henüz İngiliz sömürgesi altında olan Hint Müslümanları, büyük fedakârlıklarla altın ve para toplayıp, istiklal mücadelemiz için destek oldular... 1947’de bağımsızlığına kavuşan Pakistan ile kuruluş günlerinden bu tarafa, hep yakın ilişkiler içinde olduk. Uluslararası arenada iki ülke daima iş birliği ve dayanışma içinde oldu.
Pakistan’ın toprak genişliği Türkiye kadar: 796 bin Km2. Nüfusu ise bizim iki buçuk mislimiz. (2013 Temmuz sayımına göre, 185 milyon). Ülke bu kalabalık nüfusu ile hayli yoğun ekonomik ve siyasi problemlerle boğuşuyor. 1979 yılında Sovyetler Birliği’nin Afganistan işgali ile birlikte buraya göç eden milyonlarca mülteci ve daha sonra devam eden terör destabilizasyon eylemleri, Pakistan’a çok zarar verdi. Öte yandan, kuruluş safhasındaki ideal ve hedeflere de çeşitli sebeplerle ulaşamadı. 65 yıllık tarihinde, Pakistan yalnızca 20 yıl seçilmiş demokratik hükümetlerle yönetildi. Yani bağımsızlık tarihinin üçte ikisi darbe ve olağanüstü dönemlerle geçti!.. Bir taraftan, özellikle Keşmir meselesinden ötürü Hindistan ile yaşanan yıkıcı savaşlar, 1971’de Bangladeş’in ayrılması ve içerideki siyasi mücadele, ülkenin kalkınmasına büyük sekte vurdu.
Daha 1950’lerin başında Başbakan Liyakat Ali Han bir suikastla öldürüldü. Ondan sonra ülkeyi otoriter bir yönetimle idare etmeye çalışan Mareşal Eyüp Han, General Yahya Han tarafından devrildi. Ancak 1971’deki Hint savaşı ve Bangladeş ile bölünme sonrasında, Yahya Han çekilmek zorunda kaldı. Yerine Gelen Zülfikar Ali Butto, daha sonra General Ziya-ül Hak tarafından askerî darbe ile indirildi ve idam edildi. Ziya-ül Hak da daha sonra uçağı havada infilak ettirilmek suretiyle öldürüldü. Bugünkü Başbakan Navaz Şerif, 1999’da General Perviz Müşerref tarafından darbe ile iktidardan uzaklaştırıldı. Uzun yıllar yurt dışında sürgün yaşayan Ali Butto’nun kızı, eski başbakanlardan Benazir Butto da, Pakistan’a döndükten kısa bir süre sonra bombalı suikastla öldürüldü. Velhasıl Pakistan ilk defa, Mayıs 2013’te, darbe veya müdahalesiz ikinci serbest seçimleri yapabildi.
Her şeye rağmen, dost ve kardeş ülke Pakistan önemli başarılara da imza atıyor. Bunlardan biri de nükleer kapasiteye sahip olmasıdır. Bu şekilde Hindistan’a karşı stratejik dengeyi kurabilen Pakistan, nükleer çalışmalarından ötürü, özellikle ABD’nin büyük baskılarına maruz kalmıştır. Dün Pakistan Today gazetesinde, şöyle bir haber vardı: ABD düşünce kuruluşlarından ISIS (Institutefor Scienceand International Security); Pakistan’ın Huşab’daki nükleer tesislerinde dördüncü reaktörü (nükleer silah yapımında kullanılan zenginleştirilmiş uranyumun üretildiği ağır su reaktörü) tamamlamak üzere olduğunu iddia eden bir rapor yayınlamış. Haberde, İslamabad’ın 200 km güneyindeki Huşab nükleer kompleksinin, Plutonium üretim amaçlı olduğu belirtiliyor…
Başbakan Erdoğan bugün İslamad’a geçerek temaslarına devam edecek.
Courtesy: Turkiye
External link http://www.turkiyegazetesi.com.tr/ismail-kapan/577416.aspx


Erdoğan’a Pakistan’da güllü karşılama

AHMET DÖNMEZ -LAHOR
24 Aralık 2013
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün başladığı iki günlük Pakistan ziyaretinde güllerle karşılandı.
Kaldığı otelin önündeki caddenin iki tarafına dizilen yüzlerce Pakistanlı, ellerinde Türk bayrakları ile saatlerce bekledi. Konvoyun çıkışıyla birlikte de ellerindeki sepetlerden gül yaprakları saçtı. Bir araç da Türk heyetinin geçeceği yollara güller döktü. Sabaha karşı Pencap eyaletinin başkenti Lahor’a ulaşan Erdoğan’ı Pencap Eyaleti Başbakanı Şahbaz Şerif ve Türkiye’nin İslamabad Büyükelçisi Babür Girgin karşıladı. Türk heyetine yapılan karşılama ve caddelerdeki sevgi gösterileri dikkat çekti. Askeri törenle karşılanan Başbakan Erdoğan için 19 pare top atışı yapıldı ve havai fişek gösterisi yapıldı. Bu arada Lahor caddeleri Türk bayrakları ve ‘Yaşasın Pakistan-Türkiye kardeşliği’ pankartları ile donatıldı. Erdoğan, mevkidaşı Navaz Şerif ile beraber katıldığı Pakistan-Türkiye İş Forumu 2013’te iki ülke arasında ileri düzeydeki siyasi ilişkilerin ticarî ilişkilere de aynı şekilde yansıması çağrısında bulundu.
Courtesy: Zaman

Navaz Şerif’ten Türk yatırımcılara çağrı

Pakistan Başbakanı Navaz Şerif, enerji ve altyapı alanlarında önemli ihaleler açmayı planladıklarını kaydederek, “İhale için çağrı yaptığımızda deneyimli Türk şirketlerinin katılımı bizi mutlu edecektir” dedi.

Pakistan Başbakanı Navaz Şerif,  Başbakan Erdoğan’ın İslamabad ziyareti öncesinde TRT Türk İslamabad Temsilcisi Levent Öztürk'e  konuştu. Şerif, Türkiye ile ekonomik ve siyasi ilişkilerden, komşu ülkelerle yaşanan sorunlara ve bunlara ilişkin çözüm çabalarına, terörle mücadeleden, ekonomik sorunlara değin birçok konuda önemli açıklamalar yaptı.
Levent Öztürk: Başbakan Erdoğan’ın ziyareti sizin başbakanlık döneminizin ilk ziyareti. Siz de kısa süre önce Türkiye’deydiniz Sayın Başbakanın Pakistan ziyaretiyle nasıl bir döneme girecek Pakistan Türkiye ilişkileri?
Navaz Şerif:  Bizim Türkiye ile çok özel bir yakınlığımız var, sadece çok özel değil aynı zamanda çok iyi düzeyde ve kalplerimizde de çok ayrı bir yeri var. Türkiye aynı zamanda çok iyi bir müttefikimiz ve çok kuvvetli ve derin bir kardeşlik bağı mevcut Türkiye ile aramızda.
Pakistan'da Türk işadamlarının bazı yatırımları oldu, Türkiye aynı zamanda Penjap hükümetiyle de işbirliği içinde oldu son 5 yıl içinde. Lahor'da toplu taşımacılık özellikle metrobüs sistemi yine Türk yatırımcılarıyla uygulamaya geçirildi. Ve çok başarılı olan bu uygulamayı ve toplu taşımacılık sistemini ülkenin başka bölgelerinde yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. İlk hedefimiz başkent İslamabad’da da bu sistemi uygulamaya koymak.
Önümüzdeki 5 yıllık dönemde iki ülke arasında işbirliğinin çok daha gelişmiş bir düzeye geldiğini göreceksiniz. Ben yakın zamanda Cumhurbaşkanınız Sayın Abdullah Gül ve başbakanınız Erdoğan’ın daveti çerçevesinde Türkiye’yi ziyaret ettim. Bu ziyarette Türkiye’nin geçtiğimiz yıllar içinde nasıl bir gelişim gösterdiğine şahit oldum.
Levent Öztürk: Türkiye’ye ve Türk yatırımcılara mesajınız nedir, neler bekliyorsunuz?
Navaz Şerif: Hükümet olarak hidroelektrik santraller ve barajlarla enerji üretimimizi arttırmayı hedefliyoruz. Yıllık 15 bin megawat üretim sağlayacak baraj ve 6 bin megawat üretim sağlayacak enerji santralleri inşasına başlayacağız. Elbette rüzgar enerjisi de önemli bir alternatif. Bu alandaki tüm yatırımcılara kapımız açık. Yatırımcılarla direk ilişki kuracak onların yatırımlarında gerekli kolaylıkları sağlayacak bir birim de kurduk.
Aynı zamanda yeni alt yapı çalışmalarına da başlıyoruz. Kısa sure sonra  Lahor - Karaçi arasında bir otoyol  projesine başlıyoruz. İhale için çağrı yaptığımızda bu alanda deneyimli Türk şirketlerinin katılımı bizi mutlu edecektir. Çin’le Gwadar limanı arasında bir hızlı tren projesini başlatıyoruz. Bu demiryolu yanında bir de otoyol inşa edilecek. Bu milyarlarca dolarlık bir proje ve önemli bir fırsat Türk yatırımcılar için.
Aynı zamanda Pakistan’da ülke genelinde oluşturacağımız serbest bölgelerle Pakistan’a yatırım yapmak isteyen Türk işadamları için önemli fırsatlar doğacaktır. İslamabad’da yine yeni bir uluslararası havalimanı projemiz var. Aynı zamanda otoyollar ve bağlantı yolları projeleri Pakistan’ın gerçek anlamda gelişiminin adımları olacaktır. İnanıyoruz ki Türkiye ve Pakistan arasındaki yakın ilişki Pakistan’daki bu kalkınma ve gelişmede büyük rol oynatacaktır.
Levent Öztürk: Hükümetiniz özellikle ekonomik krizi çözmek için son derece yoğun bir tempoda çalışmalarını sürdürüyor. Enerji sıkıntısı yine en önemli sorunların başında. Tüm bu farklı sorunlarla nasıl başa çıkmayı düşünüyorsunuz.
Navaz Şerif:  Öncelikle enerji krizinin çözümünde önemli adımlar attık. Seçimler öncesinde ekibimle enerji sorununun çözümü için en az dört beş yıla ihtiyacımız olacağını düşünüyorduk, şimdi neredeyse elektrik kesintileri sona ermiş durumda ama elbette kriz çözülmüş değil sadece yaşanan krizin dozunu azaltmayı başardık şimdilik.
Ekonomik  büyüme oranı geçtiğimiz yılla karşılaştırdığımızda artmış durumda ama daha bu başlangıç daha çok şeyler yapmamız gerekiyor. O yüzden sorunların çözüldüğünü söyleyemem.
Bu yılki büyüme rakamlarına göre iktidara geldiğimizden sonraki 3 ay içinde büyüme oranı yüzde 2.9’dan yüzde 5'e yükselmiş durumda. Ve üretim sektöründe yüzde 9’lara ulaştı. Aynı zamanda iç güvenlikle ilgili sorunlarımızın çözümü içinde çaba sarf ediyoruz özellikle Karaçi'de ciddi sıkıntılar yaşanıyordu. Artık Karaçi'yi daha güvenli bir hale getirdik aldığımız kararla çetelere yönelik operasyonlar ardından artık Karaçi daha güvenli bir şehir. Ancak yine söylüyorum daha yapacağız çok şeyler var.
Levent Öztürk: Pakistan Talibanıyla olan diyalog süreci var. Süreç ne durumda ve güvenlikle ilgili ne gibi  yeni uygulamalar getirmeyi planlıyorsunız?
Navaz Şerif: Elbette ilk önceliğimiz barış için tarafların masaya oturmasıdır. Bu anlamda önemli yolda kat edildi. Eğer bu süreç yürümezse elbette o zaman daha farklı yollara da başvurulacaktır. Biz barış için masaya oturulması konusunda adımlarımızı atmaya devam ediyoruz. Diyalog çabalarımız sürüyor. Özellikle son dönemde yaşanan tatsız gelişmelere ve olumsuz tabloya rağmen.
Levent Öztürk: Seçildikten sonra hükümetinizin özellikle dış politika konusunda ciddi baskılar altında olduğunu biliyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’ne bir ziyaretiniz oldu. Afganistan'la yaşanan sınır sorunları ardından verdiğiniz pozitif mesajlarla tansiyonu düşürdünüz, Hindstan içinde benzer bir politikanız mevcut görünüyor. Bize biraz da dış politikanızı ve yaşanan son gelişmeleri değerlendirir misiniz?
Navaz Şerif: Pakistan Afganistan’daki Taliban görüşmelerine güçlü destek vermektedir. Pakistan Afgan hükümetinin istediği tüm desteği vermeye her zaman hazır ve son dönemde serbest bırakılan Afgan Talibanı liderlerleri bunun en önemli göstergesi. Cumhurbaşkanı Karzai ve ben her iki ülke sınırlarından da her hangi bir saldırı gerçekleşmemesi için gerekli önlemlerin alınması konusunda görüş birliği içindeyiz.
Hindistan' la olan ilişkilerimizde de önemli adımlar attık. Newyork'ta Hindistan başbakanı Mohmand Sindh’le bir araya geldik. Karşılıklı diyalog halindeyiz.inanıyoruz ki elbette iki ülke arasında su yüzüne çıkan sorunlar yaşanmakta ancak bu sorunları barışçıl yolla diplomasiyle çözebiliriz. Kardeşim Penjap Başbakanı Şahbaz Şerif kısa süre önce Hindistan’a gitti Hindistan başbakanıyla görüştü. Biz komşuyuz. Gelin iyi komşular olarak yaşayalım  benim düşüncem bu.
Leven Öztürk: Dış politikanızdaki bu pozitif tavır batıda da son dönemde Pakistan algısını değiştirmiş görünüyor. Örneğin Avrupa Birliği Pakistan'la yeniden ticaretin yolunu açan kararı onayladı. Sizin bu konudaki yaklaşımız ne Avrupa’nın Batı’nın bakışını nasıl görüyorsunuz?
Navaz Şerif: Çok şükür Allah bize yardımcı oluyor. Elbette buradan Avrupa Birliği’ne de teşekkür etmem gerek. Avrupa Parlamentosu’nun Pakistan’la ticareti serbest bırakan kararı Pakistan’ın ekonomik sorunlarını aşması açısından son derece önemli bir adım. Avrupa’ya ihracatımız yeniden başlayacak bu önemli en önemli sorunumuzsa enerji üretim kapasitemizi arttırmak için gerekli çalışmaları hızlandırıyoruz.
Kaynak: Kuzey Haber Ajansı
Courtesy: Dunya Bulteni


PM  Nawaz Sharif's interview with TRT-Turk by PakTurkey